Bilim ve Teknolojide Egemen Güçler.. (Murat Yılmaz'ın Yazısı)
09 Ekim 2009
Hiç kitap okumuyor olmamız herhalde en büyük handikapımız. Daha büyük handikapımız hayatı, olayları sorgulamıyor oluşumuz. Acaba hayatı boyunca 150'nin üzerinde kitap okuyan el kaldırsın desem, kaç kişi elini kaldırır? Millet olarak okuduğumuz kitapların yarıdan fazlası okullarda okutulan ders kitaplarıdır. Her ders yılında 10 kitap okutulsa 16 yılda 160 kitap eder. Hayatı boyunca 160'dan fazla eğitim dışı kitap okuyan kaç kişi var acaba?
Yahoo, Google, Facebook gibi şirketleri kuranlar üniversitede okuyan ya da okulunu yeni bitirmiş gençler. Nasıl oluyor da 3-5 yılda böyle bir şirkete, sermayeye sahip oluyorlar?
Bu konuları tartışmadan önce bazı gerçekleri ortaya koymak lazım:
1- Dünya ihracatının %25'ini elinde tutan bir ABD ve kendi ihtiyacının %50'sini ithal eden ve %60 açık veren bir Türkiye
2- New York borsasında el değiştiren para günde 2 trilyon dolar, İstanbul IMKB'de ise el değiştiren para günde 1 milyar dolar
3- ABD'de 2000 civarında üniversite, Türkiye'de 100 sayısını yeni geçtik.
4- Stanford Üniversitesinde yılda araştırmaya ayrılan kaynak, tüm Türkiye'deki yüksek öğrenime ayrılan kaynaktan (Araştırma demiyorum eğitim ve öğretim dahil) yüksektir. Ve işin ilginç tarafı da bu araştırmalara harcanan paraların %65'i Stanford Üniversitesi Vakfı tarafından karşılanmaktadır. Vakfın gelirlerini ise Google, Yahoo gibi dünyanın dev şirketlerinin sahibi mazunlarının bağışları oluşturmaktadır.
Lery Page ve Sergey Brin, Google daha ortada yokken üniversite araştırma bütçesinden 1995 yada 1996 yılı tam hatırlamıyorum aldıkları ilk ödenek 10.000$'dır.
5- İnternetteki verinin %70 civarı ABD sunucularındadır. Türkiye’dekini siz kıyaslayın.
6- 2000 yılında ABD Ulusal iletişim ağı için önde gelen bir kaç firmanın (Intel, Ibm, Sun, Microsoft, Dell vb.) yaptığı karşılıksız bağış miktarı 500 milyon dolardı. Yani şu an ABD'de devasa fiber bilgisayar iletişim altyapısı mevcut. Bu devasa altyapı büyük firmalar ve devlet tarafından desteklendiği için bant kullanımı neredeyse bedavadır.
7- Ülkemizden her yıl 5000 nitelikli gencimiz ABD'ye gitmektedir. Ne yazık ki bunların en az yarısı geri dönmemektedir. Bu sayının yaklaşık 1000 kadarı beyin gücü olarak, geri kalan kısmı ise sermaye olarak ülkemizin en üst grubu gençlerinden oluşmaktadır. 3-5 yıl öncesine kadar bu sayı 10.000 civarında idi. Özel üniversiteler bir bu oranı yarıya düşürmüş durumda.
8- Dünya ticaretinde yani sermayede ve medyada yani reklam sahibi olan şirketler Yahudi menşeili firmalardır. Burada kötüleme ya da siyaset değildir amacım. Yahoo, Facebook ve Google'ın sahipleri olan kişiler de musevi kökenlidir ve aileleri 2. Dünya savaşı öncesi ya da sonrası ABD'ye göç eden Musevilerden oluşmaktadır. Birbirlerini desteklemeleri, birlikte iş yapmaları doğaldır.
10- Dünyaca ünlü ABD firmalarının (IBM, Microsoft, Sun, Cisco, Intel vb) bir çok yönden daha avantajlı olan Türkiye dururken İsrail'de arge ve teknoloji üssü mevcuttur. Sebebini hiç düşündünüz mü?
11- Siz bir milyarder olsanız ve size bir Türk, İngiliz, Çin, Rus, Yunan genci başvursa hangisini desteklersiniz? Her yıl 50.000 Çinli üniversite okumak için ABD'ye gitmektedir. Bir Çinlinin ABD'de ABD kökenli sermaye ile dünya çapında bir firma kurduğunu duydunuz mu? Olsa da oran ne kadardır?
12- ABD kanunlarında, ulusal güvenlik açısından çok önemli olan bilgilerin ülke dışına çıkarılması, izinsiz paylaşılması, satılması yasaktır. Bizim ülkemizde bu tür bir yasa var mı? Adamlar kendileri için bu kadar işi sıkı tutuyorsa biz ne yapıyoruz? Yok öyle şey diyenler, Phil Zimmerman'ın PGP şifreleme teknolojisini karşılıksız internette kullanıma açtığı için ABD'de birkaç yıl hapse mahkum edildiğini okuyabilirler. Rusya-ABD soğuk savaşı yıllarında bilgi hırsızlığı filmlerini hatırlayınız. Bizde neden yok? Zaten önemli bilgi de yok diyebilirsiniz. Adamlar her şeyi zaten biliyor da diyebilirsiniz. Ya da bizim bilgilerimiz şu ana kadar hiç sızdırılmadı da o yüzden de diyebilirsiniz.
13- Dünyaya yön verecek kaç bilim adamımız var, dünyaya yön veren kaç teknoloji şirketimiz var, dünya ekonomisinde söz sahibi kaç global firmamız var?
14- Sözü edilen şahıs ya da firmalar kimler tarafından yönetiliyor? Ülkemizdeki firma kuran kişilerin yüzde kaçı şirketini profesyonel bir yöneticiye teslim ediyor?
Yahudilerin tarih boyunca çok fazla kahramanlık hikayeleri yoktur ancak son 100 yılda ticaret ve bilimde önemli noktalara gelmiş dünyaya yön vermiş insanları çoktur ve halen de yön vermektedirler. Tüm Türk ve İslam alemi Filistin, Azerbaycan ve Bosna'da BM'yi yıllar süren uğraşlarla toplantıya çağırırken, hatta toplayamazken tüm dünya devlet başkanları toplansa da, İsrail kılını bile kıpırdatmamaktadır. Kimse de bir şey yapamamaktadır. Bu etkiyi, gücü buradan görmek mümkün.
Almanya'da doğup matematik doktorasını Budapeşte'de tamamlayan 1930 yılında Rockefeller bursu ile ABD'ye göçen, ilk bilgisayar ENIAC'ı geliştiren John von Neumann, Almanya'da doğup fizik eğitimini Almanya'da tamamlayan, 1940 yılında ABD'de Princeton Üniversitesine geçen Albert Einstein tarihe geçenlerdendir. Albert Einstein ve John von Neumannadları çok geçmese de atom bombasının ABD'de mimarlarındandır. 1939 yılında Rusya ve Almanya, atom bombası çalışmalarında ABD'den daha ilerde idiler. Yahoo, Facebook ve Google'ın kurucuları da dünyanın değişik yerlerinden ABD'ye göçmen olarak yerleşmiş Musevi kökenli ailelerin çocuklarıdırlar. Son 200 yılda Museviler eğitime çok önem verdiler. Zaten ticarette iyilerdi. Sermayeleri de vardı. Sermaye ile beyin gücü birleşince şu anki şirketlerin ortaya çıkması anormal değil. Burada en önemli nokta girişimcilik ruhu.
Tarihte en büyük girişimci millet Yahudilerdir. MIT ve Colombia Üniversitesi'nin 1930'lu yıllarını bir araştırın. Çoğunluğu Musevi kökenli bilimadamlarından oluşmaktadır. Geçmiş yıllarda yayınlanan Akıl Oyunları filmini izleyenler bilirler. Meşhur matematikçi NASH azim ve karalılığını. Adamlar azimli. Belki bazı anlarda kafayı yiyecek olmuş ama Oyunlar teorisi üzerine çalışmaları ile ABD hava kuvvetleri için son derece önemli işler yapmıştır. Biz nasıl ki Coca Cola'nın başına geçen Muhtar Kent'i öve öve bitiremedik. Gurur duyduk. Adamlar da gurur duyuyor ve kendi insanlarını destekliyorlardır.
İlk atom bombası, ilk güdümlü füzeler, ilk bilgisayarlar bu bilim adamları tarafından geliştirilmiştir. Ve hemen hemen hepsi özellikle Avrupa'dan göç etmiş ve çoğu Rockefeller burslarıyla okutulmuştur.
Rockefeller, Carnegie, Syngenta ve Harriman, bu dört vakfın çalışmalarını okumanızı ve yardım yapılan kişiler, kuruluşlar ve vakıfları yaptığı çalışmalarla birlikte incelemenizi tavsiye ederim.
Dünya petrol piyasasına yön veren 7 kız kardeşler olarak nitelendirilen Rockefeller incelenmeye değer. 1950 yılında dünya petrolünü kontrol altına almaya başlayarak "Petrolü kontrol edersen ülkeleri kontrol edersin, gıda ve tarımı kontrol edersen halkları kontrol edersin" politikasını izlemektedirler. Birinci aşama 50'li yıllarda uygulamaya girmiştir. İkinci aşama 70'li yıllarda başlayan genetik ve tohum çalışmalarıdır. Yani bilimsel kısaltması GDO. Ne alakası var diyebilirsiniz. Tarım ülkesi ve İslam ve Türk ülkeleri içinde en gelişmiş ülke olan ülkemizde bile kullanılan tohumların nerede ise yarıya yakını ithal kısır tohumlarla yer değiştirmeye başlamıştır. Yani lisanslı tohum. Belki 50 yıl sonra "benden izinsiz mısır üretemezsin" diyebilirler.
2001 yılında ABD'de genetiği ile oynanarak geliştirilen bir mısır türevini yiyen erkeklerin üreme özelliği yok olmaktadır. Amma da yaptın, bizim elimiz armut mu topluyor ya da biz Türk'üz, bize bir şey olmaz diyebilirsiniz. Ancak realiteler ortada. Türkiye'de tohumculuğu yönlendiren birkaç büyük firma İsrail kökenli. Sevindirici taraf 3-5 yıldır devletin bu konuda bir plan, program ortaya koyması. Az da olsa bazı çalışmalara girişmesi.
Şimdi bir soru sorayım; Microsoft ne kadar vergi veriyor? Bill Gates, 34 milyar dolarlık servetini Melinda Gates vakfına devretti. Bu vakıf vergiden muaf olmak için yılda 1,5 milyar dolar her yıl zorunlu bağış yapıyor. Bu bağışlardan büyük bir kısmı aile planlaması, genetik tohum geliştirme ve kıyamet günü için tohum deposu çalışması için harcanıyor. Bu kısım medyada bahsedilmeyen kısım. İnsanlar daha çok vakfın fakir insanlar ve sıtma ile mücadele ettiğini biliyor.
Bu çalışmalarda belli isimleri bir arada görmek ilginçtir. Ünlü gayrimenkul zengini Warren Buffet’ın 30 milyar dolar şirket hissesini Melinda Gates vakfına devretmesi ise Gates vakfını BM Dünya Sağlık Örgütü kadar harcama yapar konuma getirdi. Bu ikilinin yanında, bu çalışmalarda yine Rockefeller Vakfını görmek çok ilginç değil.
Bizim Anadolu'da oğlunuz ilerde ne olsun diye anket yapsanız, %50'den fazlası devlet memuru olsun der. Sebebi yüksek bir noktayı hedeflemekten çok, her koşulda maaşını alabilmesi, yüz kızartıcı bir suç işlemedikçe işten atılamaması vs. Yani riske girme korkusu. Kararlı ve bilinçli olarak "Okusun ama kendi işini kursun" diyen %10'u geçmez. Bizde hazırcılık, garanticilik! Elin oğlunda ise çalışma ve azim! Bir de para babası dayıları varsa iş daha da kolaylaşıyor. Kendi hemşehrisi dururken Osmanlı'nın torununu patron yapacak hali yok ya!
Siz yine adamlar kuralına göre oynuyor diyeceksiniz. Evet kuralına göre oynanıyor. Kuralı koyanlar kimler acaba? Ona bakmak lazım. En basiti Birleşmiş Milletler. IMF, Dünya bankası, Nato. Şu anki işlevlerini tarafsız olarak, vicdanınızda değerlendirin. Bu kuruluşları destekleyen, fonlayan, yön veren liderleri değerlendirin. Adamlar İran'a ambargo koyuyorlar, bunlarla iş yapanı yakarım diyorlar. İran'ın dış ticaretinin %30'unu taşeron ABD firmaları yapmaktadır. ABD sadece İran'a giren bilgisayar mikroişlemcilerini durdursa İran'da teknoloji 50 yıl geriye gider. Ya da istese bir gecede İran sunucularının internete erişimini engelleyemez mi? Bence engeller. Ama tüm dünya internetin geleceğini sorgulamaya başlıyacağı için yapamaz.
Bazı konularda çok şüpheciyiz, çok milliyetçiyiz. Bazı konularda ise o kadar saf ve dikkatsiziz ki.. 1,5 yıl önce askerde Avrasya enerji politikaları üzerine 16 tane kitap okudum. Bir çoğu 500 sayfanın üzerinde kalıplı kitaplar. Bırakın yabancıları, kendi devlet adamlarımızın, kendi şirketlerimizin son 50 yılda yaptıkları hataları, yanlışlıkları, kendi çıkarları ya da beceriksizlikleri yüzünden yaptıkları ya da yapamadıklarını görünce, elin oğlu dünyanın öbür ucundan elini sallaya sallaya gelip birçok konuda bizim istikbalimizi ipotek altına alınışını okuyunca bazı şeyler çok ütopik gelmiyor. Kurallar onların ülkesinde kendi insanları ve çıkarları için geçerli. Kanlı Elmas filmini izleyen çok kişi vardır. Bir taş uğruna binlerce masum Afrikalı'nın dünyanın gözü önünde canına nasıl kıyıldığını anlatıyor. Bir de filmini çekip para ile izletmekteler. Yıllarca Hollywood filmlerinde Rusya'ya karşı ABD'yi desteklemedik mi? Rocky filminde Rocky yensin diye, Armagedon filminde ABD dünyayı kurtarsın diye gözyaşı dökmedik mi?
Burada hiçbir milleti kötüleme ya da birilerini göğe çıkarma değil amacım. Dünyada her şeyin göründüğü gibi toz pembe olmadığını, dikkatli ve bilinçli bir şekilde olaylara bakılması gerektiğini vurgulamak istedim.
- Ülkemizde milyonlarca kişi özel bilgilerini Facebook, Msn vb sunucularda elin oğluna teslim ederken; ülkemizin, güvenlik politikaları adına Youtube'u kapatmaktan başka politikasının olmaması beni düşündürüyor.
- Elin oğlu kendi meşrebine ait vatandaşlarına çaktırmadan dünya üzerinde söz sahibi olması için imkanlar, ortamlar oluştururken, benim devletimde, milletimde bunların yapılamaması beni üzüyor. Burada gemi kaptanı olmakla, gemi sahibi olma meselesini karıştırmamak lazım.
- Rus ajanları Çeçen kökenli eski askerleri ülkemizde kurşunlarken milletimizin ve devletimizin kılını bile kıpırdatmayışı düşündürüyor.
- 1. Körfez Savaşı'nda Irak ordusunda kullanılan Mirage 2000 uçaklarının kodlarını Fransızlar ABD'ye vererek Irak uçaklarının tek bir füze bile atamadan yüzlerce uçağın havaalanından bile kalkamadan yok edilmesini düşünüp acaba bizim F16'lar ne yapar? düşündürüyor.
- Irak'ta, Afganistan'da, Bosna'da, Azerbaycan'da, Filistin'de olanları görünce daha çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Yüzyıllardır batının Afrika ve Amerikadaki yerlilere yaptıklarını düşününce bu adamların programla mail adresi toplama, Windows backdoor ile bilgileri sızdırması, Msn ve Facebook konuşmalarını CIA ile paylaşmaları, bir savaş durumunda F16'ların kodlarını devre dışı bırakmaları vs..
Texaslı kovboyların karnesine bakınca 100 defa düşünmek gerekir. Milletimin geçmişteki gücünü kazanarak tekrar dünyaya adalet dersi vermesini umut ediyorum.
Murat YILMAZ
www.banadersanlat.com
NOT: Ülkemizin değerli bilişimcilerinden Murat Yılmaz'ın güzel dileklerine katılıyor, bu güzel yazısını yayınlama isteğimi geri çevirmediği için kendisine teşekkür ediyorum.. Serdar Kocaoğlu - 09.10.2009
Yahoo, Google, Facebook gibi şirketleri kuranlar üniversitede okuyan ya da okulunu yeni bitirmiş gençler. Nasıl oluyor da 3-5 yılda böyle bir şirkete, sermayeye sahip oluyorlar?
Bu konuları tartışmadan önce bazı gerçekleri ortaya koymak lazım:
1- Dünya ihracatının %25'ini elinde tutan bir ABD ve kendi ihtiyacının %50'sini ithal eden ve %60 açık veren bir Türkiye
2- New York borsasında el değiştiren para günde 2 trilyon dolar, İstanbul IMKB'de ise el değiştiren para günde 1 milyar dolar
3- ABD'de 2000 civarında üniversite, Türkiye'de 100 sayısını yeni geçtik.
4- Stanford Üniversitesinde yılda araştırmaya ayrılan kaynak, tüm Türkiye'deki yüksek öğrenime ayrılan kaynaktan (Araştırma demiyorum eğitim ve öğretim dahil) yüksektir. Ve işin ilginç tarafı da bu araştırmalara harcanan paraların %65'i Stanford Üniversitesi Vakfı tarafından karşılanmaktadır. Vakfın gelirlerini ise Google, Yahoo gibi dünyanın dev şirketlerinin sahibi mazunlarının bağışları oluşturmaktadır.
Lery Page ve Sergey Brin, Google daha ortada yokken üniversite araştırma bütçesinden 1995 yada 1996 yılı tam hatırlamıyorum aldıkları ilk ödenek 10.000$'dır.
5- İnternetteki verinin %70 civarı ABD sunucularındadır. Türkiye’dekini siz kıyaslayın.
6- 2000 yılında ABD Ulusal iletişim ağı için önde gelen bir kaç firmanın (Intel, Ibm, Sun, Microsoft, Dell vb.) yaptığı karşılıksız bağış miktarı 500 milyon dolardı. Yani şu an ABD'de devasa fiber bilgisayar iletişim altyapısı mevcut. Bu devasa altyapı büyük firmalar ve devlet tarafından desteklendiği için bant kullanımı neredeyse bedavadır.
7- Ülkemizden her yıl 5000 nitelikli gencimiz ABD'ye gitmektedir. Ne yazık ki bunların en az yarısı geri dönmemektedir. Bu sayının yaklaşık 1000 kadarı beyin gücü olarak, geri kalan kısmı ise sermaye olarak ülkemizin en üst grubu gençlerinden oluşmaktadır. 3-5 yıl öncesine kadar bu sayı 10.000 civarında idi. Özel üniversiteler bir bu oranı yarıya düşürmüş durumda.
8- Dünya ticaretinde yani sermayede ve medyada yani reklam sahibi olan şirketler Yahudi menşeili firmalardır. Burada kötüleme ya da siyaset değildir amacım. Yahoo, Facebook ve Google'ın sahipleri olan kişiler de musevi kökenlidir ve aileleri 2. Dünya savaşı öncesi ya da sonrası ABD'ye göç eden Musevilerden oluşmaktadır. Birbirlerini desteklemeleri, birlikte iş yapmaları doğaldır.
10- Dünyaca ünlü ABD firmalarının (IBM, Microsoft, Sun, Cisco, Intel vb) bir çok yönden daha avantajlı olan Türkiye dururken İsrail'de arge ve teknoloji üssü mevcuttur. Sebebini hiç düşündünüz mü?
11- Siz bir milyarder olsanız ve size bir Türk, İngiliz, Çin, Rus, Yunan genci başvursa hangisini desteklersiniz? Her yıl 50.000 Çinli üniversite okumak için ABD'ye gitmektedir. Bir Çinlinin ABD'de ABD kökenli sermaye ile dünya çapında bir firma kurduğunu duydunuz mu? Olsa da oran ne kadardır?
12- ABD kanunlarında, ulusal güvenlik açısından çok önemli olan bilgilerin ülke dışına çıkarılması, izinsiz paylaşılması, satılması yasaktır. Bizim ülkemizde bu tür bir yasa var mı? Adamlar kendileri için bu kadar işi sıkı tutuyorsa biz ne yapıyoruz? Yok öyle şey diyenler, Phil Zimmerman'ın PGP şifreleme teknolojisini karşılıksız internette kullanıma açtığı için ABD'de birkaç yıl hapse mahkum edildiğini okuyabilirler. Rusya-ABD soğuk savaşı yıllarında bilgi hırsızlığı filmlerini hatırlayınız. Bizde neden yok? Zaten önemli bilgi de yok diyebilirsiniz. Adamlar her şeyi zaten biliyor da diyebilirsiniz. Ya da bizim bilgilerimiz şu ana kadar hiç sızdırılmadı da o yüzden de diyebilirsiniz.
13- Dünyaya yön verecek kaç bilim adamımız var, dünyaya yön veren kaç teknoloji şirketimiz var, dünya ekonomisinde söz sahibi kaç global firmamız var?
14- Sözü edilen şahıs ya da firmalar kimler tarafından yönetiliyor? Ülkemizdeki firma kuran kişilerin yüzde kaçı şirketini profesyonel bir yöneticiye teslim ediyor?
Yahudilerin tarih boyunca çok fazla kahramanlık hikayeleri yoktur ancak son 100 yılda ticaret ve bilimde önemli noktalara gelmiş dünyaya yön vermiş insanları çoktur ve halen de yön vermektedirler. Tüm Türk ve İslam alemi Filistin, Azerbaycan ve Bosna'da BM'yi yıllar süren uğraşlarla toplantıya çağırırken, hatta toplayamazken tüm dünya devlet başkanları toplansa da, İsrail kılını bile kıpırdatmamaktadır. Kimse de bir şey yapamamaktadır. Bu etkiyi, gücü buradan görmek mümkün.
Almanya'da doğup matematik doktorasını Budapeşte'de tamamlayan 1930 yılında Rockefeller bursu ile ABD'ye göçen, ilk bilgisayar ENIAC'ı geliştiren John von Neumann, Almanya'da doğup fizik eğitimini Almanya'da tamamlayan, 1940 yılında ABD'de Princeton Üniversitesine geçen Albert Einstein tarihe geçenlerdendir. Albert Einstein ve John von Neumannadları çok geçmese de atom bombasının ABD'de mimarlarındandır. 1939 yılında Rusya ve Almanya, atom bombası çalışmalarında ABD'den daha ilerde idiler. Yahoo, Facebook ve Google'ın kurucuları da dünyanın değişik yerlerinden ABD'ye göçmen olarak yerleşmiş Musevi kökenli ailelerin çocuklarıdırlar. Son 200 yılda Museviler eğitime çok önem verdiler. Zaten ticarette iyilerdi. Sermayeleri de vardı. Sermaye ile beyin gücü birleşince şu anki şirketlerin ortaya çıkması anormal değil. Burada en önemli nokta girişimcilik ruhu.
Tarihte en büyük girişimci millet Yahudilerdir. MIT ve Colombia Üniversitesi'nin 1930'lu yıllarını bir araştırın. Çoğunluğu Musevi kökenli bilimadamlarından oluşmaktadır. Geçmiş yıllarda yayınlanan Akıl Oyunları filmini izleyenler bilirler. Meşhur matematikçi NASH azim ve karalılığını. Adamlar azimli. Belki bazı anlarda kafayı yiyecek olmuş ama Oyunlar teorisi üzerine çalışmaları ile ABD hava kuvvetleri için son derece önemli işler yapmıştır. Biz nasıl ki Coca Cola'nın başına geçen Muhtar Kent'i öve öve bitiremedik. Gurur duyduk. Adamlar da gurur duyuyor ve kendi insanlarını destekliyorlardır.
İlk atom bombası, ilk güdümlü füzeler, ilk bilgisayarlar bu bilim adamları tarafından geliştirilmiştir. Ve hemen hemen hepsi özellikle Avrupa'dan göç etmiş ve çoğu Rockefeller burslarıyla okutulmuştur.
Rockefeller, Carnegie, Syngenta ve Harriman, bu dört vakfın çalışmalarını okumanızı ve yardım yapılan kişiler, kuruluşlar ve vakıfları yaptığı çalışmalarla birlikte incelemenizi tavsiye ederim.
Dünya petrol piyasasına yön veren 7 kız kardeşler olarak nitelendirilen Rockefeller incelenmeye değer. 1950 yılında dünya petrolünü kontrol altına almaya başlayarak "Petrolü kontrol edersen ülkeleri kontrol edersin, gıda ve tarımı kontrol edersen halkları kontrol edersin" politikasını izlemektedirler. Birinci aşama 50'li yıllarda uygulamaya girmiştir. İkinci aşama 70'li yıllarda başlayan genetik ve tohum çalışmalarıdır. Yani bilimsel kısaltması GDO. Ne alakası var diyebilirsiniz. Tarım ülkesi ve İslam ve Türk ülkeleri içinde en gelişmiş ülke olan ülkemizde bile kullanılan tohumların nerede ise yarıya yakını ithal kısır tohumlarla yer değiştirmeye başlamıştır. Yani lisanslı tohum. Belki 50 yıl sonra "benden izinsiz mısır üretemezsin" diyebilirler.
2001 yılında ABD'de genetiği ile oynanarak geliştirilen bir mısır türevini yiyen erkeklerin üreme özelliği yok olmaktadır. Amma da yaptın, bizim elimiz armut mu topluyor ya da biz Türk'üz, bize bir şey olmaz diyebilirsiniz. Ancak realiteler ortada. Türkiye'de tohumculuğu yönlendiren birkaç büyük firma İsrail kökenli. Sevindirici taraf 3-5 yıldır devletin bu konuda bir plan, program ortaya koyması. Az da olsa bazı çalışmalara girişmesi.
Şimdi bir soru sorayım; Microsoft ne kadar vergi veriyor? Bill Gates, 34 milyar dolarlık servetini Melinda Gates vakfına devretti. Bu vakıf vergiden muaf olmak için yılda 1,5 milyar dolar her yıl zorunlu bağış yapıyor. Bu bağışlardan büyük bir kısmı aile planlaması, genetik tohum geliştirme ve kıyamet günü için tohum deposu çalışması için harcanıyor. Bu kısım medyada bahsedilmeyen kısım. İnsanlar daha çok vakfın fakir insanlar ve sıtma ile mücadele ettiğini biliyor.
Bu çalışmalarda belli isimleri bir arada görmek ilginçtir. Ünlü gayrimenkul zengini Warren Buffet’ın 30 milyar dolar şirket hissesini Melinda Gates vakfına devretmesi ise Gates vakfını BM Dünya Sağlık Örgütü kadar harcama yapar konuma getirdi. Bu ikilinin yanında, bu çalışmalarda yine Rockefeller Vakfını görmek çok ilginç değil.
Bizim Anadolu'da oğlunuz ilerde ne olsun diye anket yapsanız, %50'den fazlası devlet memuru olsun der. Sebebi yüksek bir noktayı hedeflemekten çok, her koşulda maaşını alabilmesi, yüz kızartıcı bir suç işlemedikçe işten atılamaması vs. Yani riske girme korkusu. Kararlı ve bilinçli olarak "Okusun ama kendi işini kursun" diyen %10'u geçmez. Bizde hazırcılık, garanticilik! Elin oğlunda ise çalışma ve azim! Bir de para babası dayıları varsa iş daha da kolaylaşıyor. Kendi hemşehrisi dururken Osmanlı'nın torununu patron yapacak hali yok ya!
Siz yine adamlar kuralına göre oynuyor diyeceksiniz. Evet kuralına göre oynanıyor. Kuralı koyanlar kimler acaba? Ona bakmak lazım. En basiti Birleşmiş Milletler. IMF, Dünya bankası, Nato. Şu anki işlevlerini tarafsız olarak, vicdanınızda değerlendirin. Bu kuruluşları destekleyen, fonlayan, yön veren liderleri değerlendirin. Adamlar İran'a ambargo koyuyorlar, bunlarla iş yapanı yakarım diyorlar. İran'ın dış ticaretinin %30'unu taşeron ABD firmaları yapmaktadır. ABD sadece İran'a giren bilgisayar mikroişlemcilerini durdursa İran'da teknoloji 50 yıl geriye gider. Ya da istese bir gecede İran sunucularının internete erişimini engelleyemez mi? Bence engeller. Ama tüm dünya internetin geleceğini sorgulamaya başlıyacağı için yapamaz.
Bazı konularda çok şüpheciyiz, çok milliyetçiyiz. Bazı konularda ise o kadar saf ve dikkatsiziz ki.. 1,5 yıl önce askerde Avrasya enerji politikaları üzerine 16 tane kitap okudum. Bir çoğu 500 sayfanın üzerinde kalıplı kitaplar. Bırakın yabancıları, kendi devlet adamlarımızın, kendi şirketlerimizin son 50 yılda yaptıkları hataları, yanlışlıkları, kendi çıkarları ya da beceriksizlikleri yüzünden yaptıkları ya da yapamadıklarını görünce, elin oğlu dünyanın öbür ucundan elini sallaya sallaya gelip birçok konuda bizim istikbalimizi ipotek altına alınışını okuyunca bazı şeyler çok ütopik gelmiyor. Kurallar onların ülkesinde kendi insanları ve çıkarları için geçerli. Kanlı Elmas filmini izleyen çok kişi vardır. Bir taş uğruna binlerce masum Afrikalı'nın dünyanın gözü önünde canına nasıl kıyıldığını anlatıyor. Bir de filmini çekip para ile izletmekteler. Yıllarca Hollywood filmlerinde Rusya'ya karşı ABD'yi desteklemedik mi? Rocky filminde Rocky yensin diye, Armagedon filminde ABD dünyayı kurtarsın diye gözyaşı dökmedik mi?
Burada hiçbir milleti kötüleme ya da birilerini göğe çıkarma değil amacım. Dünyada her şeyin göründüğü gibi toz pembe olmadığını, dikkatli ve bilinçli bir şekilde olaylara bakılması gerektiğini vurgulamak istedim.
- Ülkemizde milyonlarca kişi özel bilgilerini Facebook, Msn vb sunucularda elin oğluna teslim ederken; ülkemizin, güvenlik politikaları adına Youtube'u kapatmaktan başka politikasının olmaması beni düşündürüyor.
- Elin oğlu kendi meşrebine ait vatandaşlarına çaktırmadan dünya üzerinde söz sahibi olması için imkanlar, ortamlar oluştururken, benim devletimde, milletimde bunların yapılamaması beni üzüyor. Burada gemi kaptanı olmakla, gemi sahibi olma meselesini karıştırmamak lazım.
- Rus ajanları Çeçen kökenli eski askerleri ülkemizde kurşunlarken milletimizin ve devletimizin kılını bile kıpırdatmayışı düşündürüyor.
- 1. Körfez Savaşı'nda Irak ordusunda kullanılan Mirage 2000 uçaklarının kodlarını Fransızlar ABD'ye vererek Irak uçaklarının tek bir füze bile atamadan yüzlerce uçağın havaalanından bile kalkamadan yok edilmesini düşünüp acaba bizim F16'lar ne yapar? düşündürüyor.
- Irak'ta, Afganistan'da, Bosna'da, Azerbaycan'da, Filistin'de olanları görünce daha çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Yüzyıllardır batının Afrika ve Amerikadaki yerlilere yaptıklarını düşününce bu adamların programla mail adresi toplama, Windows backdoor ile bilgileri sızdırması, Msn ve Facebook konuşmalarını CIA ile paylaşmaları, bir savaş durumunda F16'ların kodlarını devre dışı bırakmaları vs..
Texaslı kovboyların karnesine bakınca 100 defa düşünmek gerekir. Milletimin geçmişteki gücünü kazanarak tekrar dünyaya adalet dersi vermesini umut ediyorum.
Murat YILMAZ
www.banadersanlat.com
NOT: Ülkemizin değerli bilişimcilerinden Murat Yılmaz'ın güzel dileklerine katılıyor, bu güzel yazısını yayınlama isteğimi geri çevirmediği için kendisine teşekkür ediyorum.. Serdar Kocaoğlu - 09.10.2009



1 yorum var.. (Yorum Oku - Yorum Ekle):
Açıkcası içerik mailime gelince öyle bir bakayım dedim ama daha sonra baktımki yazıyı sonuna kadar okumuşum,ellerinize sağlık Murat bey çok güzel bir yazı olmuş...
Yorum Gönder