Zeitgeist Hareketi ve Venüs Projesi Hakkında
04 Mayıs 2009

Aylardır bilgisayarımda bulunan bir filmi nihayet izleyebildim. Bahsettiğim film son zamanların popüler belgesel filmi Zeitgeist serisinin ikincisi Zeitgeist Addendum.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, film aslında bir çeşit ateizm propagandası üzerine kurulu. Filmin amacı Venüs Projesi (Venus Project) adı verilen bir projeyi anlatmak. Bu projenin temel felsefesini ise mevcut ideolojilerin ve dinlerin dünyayı kötü bir yer haline getirdiği gibi saçma bir fikir oluşturuyor. Bunun yanısıra Zeitgeist Hareketi olarak adlandırılan bu yeni akıma göre dünyadaki bütün dertlerin sebebi ve kaynağı para. Dolayısıyla para ortadan kaldırılırsa bütün dertler bitecekmiş. Bunun ne kadar sığ bir düşünce tarzı olduğunu ifade etmeye bile lüzum yoktur sanırım. Bu sığlıktan anlaşılacağı üzere hareketin hedef kitlesi de sığ ve düşünmeyi bilmeyen, okumayı yazmayı sevmeyen kitlelerdir diyebiliriz.
Bu projenin/hareketin senaristleri, her işi teknoloji ve makinelerin yapacağı, dolayısıyla paranın, devletlerin, sınırların ortadan kalkacağı ütopik bir dünya hayal etmişler. Bunun hayal olarak kalacağı da zaten aşikar. Çünkü bu tarz fikirler insanın tabiatına aykırıdır, teoride süslenerek insanlara anlatılır, beyinler yıkanır ama pratikte hiçbir zaman gerçekleşmez.
Film elbette tamamen hayalden ibaret değil. Filmin yapımcıları fikirlerini desteklemek amacıyla özellikle mevcut küresel-parasal-finansal sistem hakkında önemli ve faydalı bilgiler vermişler. Bu bilgiler ışığında; dünyayı aslında kimlerin yönettiği, insanların ve devletlerin nasıl kasıtlı olarak borçlandırıldığı, faizin nasıl bir bataklık olduğu ve dünya ekonomisinin enflasyona nasıl mecbur bırakıldığı gibi konular detaylı olarak güzel bir tarzda anlatılmış. Ayrıca Amerikan yönetiminin politikaları, Amerikan başkanlarının gerçekte birer kukla olduğu, dünyanın birçok ülkesinde darbelerin nasıl yapıldığı ve yaptırıldığı, devet başkanlarına neden suikastler yapıldığı, 11 Eylül'ün asıl sebebi, Afganistan'ın ve Irak'ın neden işgal edildiği gibi önemli ve güncel konulara da ışık tutulmuş. Bu açıdan izlenmeye değer bir film.
Ayrıca şunu da belirmekte fayda var: Bu konular hakkında verilen bilgiler bu sitede yayınlanan Derin Bilgiler'le örtüşüyor. Filmde dünyayı perde arkasında bazı şirketlerin yönettiği anlatılmış. Bu şirketlerin kimlere ait olduğunu Dünyayı Yöneten Aileler (Rothschild, Rockefeller..) ve Gizli Dünya Devleti gibi yazılardan da okuyabilirsiniz.
Bir Tavsiye: Filmi izleyin, bu bilgileri öğrenip projesini çöpe atın bence. Bir de öğrendiğime göre şimdilerde bu hareket kendine taraftar toplayıp organize olmaya çalışıyormuş, aman gaza gelip de destek vermeyin..
Serdar Kocaoğlu
04.05.2009
Zeitgeist filmi, Zeitgeist belgeseli, Zeitgeist hareketi, venüs projesi, venus project, Zeitgeist the movie, Zeitgeist Addendum, Zeitgeist Orientation, dinler, ideolojiler, mitler, kapitalizm, komunizm, para, finans, bankacılık, sermaye, dünya ekonomisi, faiz, küresel sistem, enflasyon, şirketler, dünyayı yöneten aileleler, dünyayı yöneten şirketler, baronlar, rothschild, rockefeller, kriz, darbe, suikast, parasal, amerika, başkan, 11 eylül saldırısı
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, film aslında bir çeşit ateizm propagandası üzerine kurulu. Filmin amacı Venüs Projesi (Venus Project) adı verilen bir projeyi anlatmak. Bu projenin temel felsefesini ise mevcut ideolojilerin ve dinlerin dünyayı kötü bir yer haline getirdiği gibi saçma bir fikir oluşturuyor. Bunun yanısıra Zeitgeist Hareketi olarak adlandırılan bu yeni akıma göre dünyadaki bütün dertlerin sebebi ve kaynağı para. Dolayısıyla para ortadan kaldırılırsa bütün dertler bitecekmiş. Bunun ne kadar sığ bir düşünce tarzı olduğunu ifade etmeye bile lüzum yoktur sanırım. Bu sığlıktan anlaşılacağı üzere hareketin hedef kitlesi de sığ ve düşünmeyi bilmeyen, okumayı yazmayı sevmeyen kitlelerdir diyebiliriz.
Bu projenin/hareketin senaristleri, her işi teknoloji ve makinelerin yapacağı, dolayısıyla paranın, devletlerin, sınırların ortadan kalkacağı ütopik bir dünya hayal etmişler. Bunun hayal olarak kalacağı da zaten aşikar. Çünkü bu tarz fikirler insanın tabiatına aykırıdır, teoride süslenerek insanlara anlatılır, beyinler yıkanır ama pratikte hiçbir zaman gerçekleşmez.
Film elbette tamamen hayalden ibaret değil. Filmin yapımcıları fikirlerini desteklemek amacıyla özellikle mevcut küresel-parasal-finansal sistem hakkında önemli ve faydalı bilgiler vermişler. Bu bilgiler ışığında; dünyayı aslında kimlerin yönettiği, insanların ve devletlerin nasıl kasıtlı olarak borçlandırıldığı, faizin nasıl bir bataklık olduğu ve dünya ekonomisinin enflasyona nasıl mecbur bırakıldığı gibi konular detaylı olarak güzel bir tarzda anlatılmış. Ayrıca Amerikan yönetiminin politikaları, Amerikan başkanlarının gerçekte birer kukla olduğu, dünyanın birçok ülkesinde darbelerin nasıl yapıldığı ve yaptırıldığı, devet başkanlarına neden suikastler yapıldığı, 11 Eylül'ün asıl sebebi, Afganistan'ın ve Irak'ın neden işgal edildiği gibi önemli ve güncel konulara da ışık tutulmuş. Bu açıdan izlenmeye değer bir film.
Ayrıca şunu da belirmekte fayda var: Bu konular hakkında verilen bilgiler bu sitede yayınlanan Derin Bilgiler'le örtüşüyor. Filmde dünyayı perde arkasında bazı şirketlerin yönettiği anlatılmış. Bu şirketlerin kimlere ait olduğunu Dünyayı Yöneten Aileler (Rothschild, Rockefeller..) ve Gizli Dünya Devleti gibi yazılardan da okuyabilirsiniz.
Bir Tavsiye: Filmi izleyin, bu bilgileri öğrenip projesini çöpe atın bence. Bir de öğrendiğime göre şimdilerde bu hareket kendine taraftar toplayıp organize olmaya çalışıyormuş, aman gaza gelip de destek vermeyin..
Serdar Kocaoğlu
04.05.2009
Zeitgeist filmi, Zeitgeist belgeseli, Zeitgeist hareketi, venüs projesi, venus project, Zeitgeist the movie, Zeitgeist Addendum, Zeitgeist Orientation, dinler, ideolojiler, mitler, kapitalizm, komunizm, para, finans, bankacılık, sermaye, dünya ekonomisi, faiz, küresel sistem, enflasyon, şirketler, dünyayı yöneten aileleler, dünyayı yöneten şirketler, baronlar, rothschild, rockefeller, kriz, darbe, suikast, parasal, amerika, başkan, 11 eylül saldırısı



64 yorum var.. (Yorum Oku - Yorum Ekle):
Baştaki Jesus-İsis-Horus örneği aslında akla yatkın. Tabii bahsettikleri 12, 30 gün..vs. iddiaları araştırmak gerek.. İsa'nın olmadığını değil de, mucizenin mitleştirildiği iddiasını göz önüne koymak gerekir.
Bahsettiğiniz ateizm propagandası konusunda ben de çekiniyorum. Sayfamda da belirttim zaten. Hatta belgeselin son çıkan Orientation kısmına girerken Venüs Projesini resmen o "beyin yıkama" reklamları gibi hazırlamışlar, derhal kapattım.
Sakin kafayla izleyeceğim bir ara. O da sırf bu ABD, ekonomi, resmi tarih...vs. hakkındaki açıklamalar hatrına...
teşekkürler Günceran. filmin 1. bölümünü yani "zeitgeist the movie"yi izlemedim ancak hakkında yapılan yorumları okudum, biraz fikir edindim. Edindiğim intibaya göre pek izlenmeye değer bişey değil. Dinsizlik propagandası adına ve Hristiyanlığı karalamak adına Hz.İsa'yı yok saymak veya O'nun hiç yaşamadığını, aslında bir mit olduğunu iddia etmek tamamen safsatadır ve ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Biz bütün peygamberlere inanır, hepsini çok severiz, hiçbirine de laf söyletmeyiz..
Belirttiğin gibi izlenecekse bile sadece güncel konular hakkında bilgilenmek adına izlenmesi daha doğru olur. Belli bir bilgi ve birikimi olmayanlar için oldukça tehlikeli gibi görünüyor bana..
serdar bey bence siz ilk üç filmide tekrar izleyin.zeitgeist hareketinin mutlaka bazı eksiklikleri vardır ama şuanki kullanılan sistemlerdende katbe kat daha mukemmeldir www.zeitgeisthareketi.org
Tekrar izlesem de yazıda belirttiğim fikirlerim değişmez. Filmde anlatılan hayali dünyayı oluşturmak adına önerilenler için bir sistem demek bile doğru değil, olsa olsa hiçbir zaman gerçekleşmeyecek fantastik bir ütopyadır..
Gerçek bir ideoloji veya sistem bütün ümidini gelecekte olması beklenen teknolojik gelişmelere bağlamaz, mevcut imkanlarla en iyisini sunmaya çalışır..
Zeitgeist(zamanın ruhu) belgeseline ben de biraz baktım.
Bana çok sıkıcı geldiği ve vakit kaybı olarak gördüğüm için izlemedim tamamını.
Bu anlamsız belgeselin ikincisini de çıkarmak gerçekten de çok komik.
Serdar Bey belgesel hakkındaki kusursuz analiziniz için kendi adıma teşekkür ederim, "bakalım benimle tamamen aynı fikirde olan kimselere ne zaman rastlayacağım" diye bekliyordum. Evet belgeselin doğru söylediği yanlar var ancak dikkatle bakıldığında zaten genel olarak bilinen şeylerin tekrar edildiği görülüyor. Bunun yanında dinin gereksiz olduğunun söylenmesi ve "kendi kendini kandırma biçimidir" şeklinde değerlendirilmesi ayrıca tek kurtuluşun çalışmayan insanlar toplumundan (venüs projesi) geçtiğinin söylenmesi projenin kendi ipini çekiyor. Sonuç olarak filmi izledikten sonra tamamen ütopik saçmalıklarla kaybettiğiniz 1.5 saatinize yanıyorsunuz.
Teşekkürler Caner Bey, günümüzde basit bir konuda bile tamamen aynı fikri paylaşan, aynı düşünen insanları yan yana görmek neredeyse imkansızlaştı ama nadiren de olsa karşılaşmak güzel..
Gerçeği otorite olarak kabul etmek yerine otoriteyi gerçek kabul edenler için bu çok zor olmalı..
G. Massey (Mısır Bilimci)
tşkler
Evet çok enteresan bu sisteme katılıyorum.inanılmaz ilgimi çekti sistem bir saat gibi işleyecek para yok dert yok sadece mükemmelleşmiş bir yaşam komplo yok komplo teorisi yok mükemmel bir düzen mükemmel bir yaşam uzun ömür ...... peki KİM ler için bu sistemin çalışmaı için yaşadığımız dünya nüfusu 6-7 milyarlardan 6-7 milyonlara inmesi gerekmiyormu....
bu proje iyi de alt yapısı için
YA ..2000 YIL GERİYE GİDECEK YADA SIKI BİR KATLİAM GEREKECEK yani MAALESEF bu sistemin düşüncelerine
K A T I L A M I Y O R U M
blogunuz çok güzel, tebrikler...
bu arada facebookta Zeitgeist hareketi grubuna katılan arkadaşlarıma saçma bir şeyin parçası olduklarını ne kadar anlattıysam da onlara geri adım attıramadım. e bir de grubun üye sayısı 160.000 küsür olunca...
neyse, bu yazıyı tüm arkadaşlarımla paylaşınca bakalım bir değişiklik olacak mı ?
başarılar :)
facebooktan gruba ulaşan bir tanıdığım bana da önermişti bu videoları izlemeyi ama ben bir türlü fırsat bulamamıştım. Şimdi izlemem gerektiğini farkettim. Doğru yanlış her oluşum hakkında fikir sahibi olmak lazım.
Söyledikleriniz aktarılıyorsa zietgest düşüncesinde, Allah inancına sahip insanların bu tür gruplara katılmaktan öte destek vermeleri sakıncalı elbette. Haz. İsa elbette ki yaşamıştır ve Allahın gönderdiği Hak Peygamberlerdendin. Ahir zamanda da tekrar yer yüzüne gönderilecektir. Hristiyanları bilemem ama müslümanlar böyle inanırlar..
Daha filmleri bile doğru düzgün ilerlemeden sırf sözde "Atezim" propogandası yapıldığı gerekçesiyle direk karşı çıkmak baya mantık dolu..
Dogma düşünceler beyninizi o kadar kısıtlamış ki belgeselin aslında yatan düşünceleri görmenize engel oluyor.
Bu belgesellerde faşizmin, kapitalizmin, liberalizmin insanları getirdiği noktaları gösteriyor, size doğru olarak gösterilen herşeyin doğru olmaya bildiği ihtimalini hatırlatıyor.
"Venüs Projesi" şuan için ütopya olabilir; ancak her geçen gün sayısı giderek artan "Zeitgeist Destekçileri" sayesinde bir gün gerçekten ciddiye alınmaya başlayacak.
Dini odak noktası göstererek bu projeyi saçma buluyorsunuz. Çok sevdiğiniz dininiz uğruna yüzyıllardır milyonlarca insan ölmüş olması ve hâlâ ölmeye devam etmesi, bi' grup insanlar dini üzerinden kendi ceplerini doldurup zenginlik içinde yaşaması, zengin-fakir arasında giderek artan bi' uçurum oluşması, Afrika gibi ülkelerde insanlar açlıktan ölmesi, parasızlık yüzünden insanların hayallerini terk etmek zorunda kalmaları, para yüzünden hayatlarını eşşek gibi çalışarak harcamaları ve bunun gibi yüzlerce şeye sebep olan bir sistem, insanların eşit olduğu, din-ırk-cinsiyet-maddiyat gibi şeyler yüzünden insanların birbirlerine zarar vermediği bi' sistemden daha iyi öyle mi?
Evet diyorsanız muhtemelen şuan ki sistemden bir şekilde kâr ediyorsunuzdur ve değişmesi kendi çıkarlarınıza uymuyordur.
Sırf ateizm propogandası yapıyor diye bu sistemi reddedebiliyorsanız aynı sistemi din ile kurun da görelim! Ama nasıl başarabilirsiniz ki, daha insanların farklı dinlerden olmasını yada dinsiz olmasını hazmedemiyorsunuz!
"Yorumunuz kaydedildi, blog sahibinin onayından sonra gösterilecek."
İşinize gelirde onaylar mısınız acaba karşı görüşleri?
Adsız, yorumunu yayınlamamışım gibi peşin bir hüküm vererek ne kadar önyargılı olduğunu hemen ele vermişsin.
Karşı görüşleri de (bazen senin gibi isimsiz, küstah, önyargılı veya ateist olsalar bile) yayınladığımı bu blogu takip edenler bilirler. Tabi belli ölçüler içinde kalmak şartıyla.
Aslında Zeitgeist hakkında neden yazma gereği duyduğumu, sen ve yorumun yeterince açıklıyor. Fazla söze gerek yok..
Zeitgeist bir propaganda filmi değildir. Hele hele ateizm propagandası hiç değildir. Dinler üzerinden insanların nasıl sömürüldüğünü kanıtlarla ortaya koymakta ve hristiyanlık ve museviliğin mısır hiyerogliflerindeki çeşitli tanrılarla ve çeşitli olaylarla yüzlerce benzerliği olduğunu öne sürmektedir. Dine karşı bir "saldırı" v.b bir durum söz konusu değildir. Tek sorunun para olduğunu söylerken de "insan doğası-insan davranışı" çatışmasını kapsayarak ve başka alanlara da kayarak yapmaktadır. "ha bu para işte kaldıralım hepimiz sonra el ele tutuşacağız" gibi bir şey söz konusu değildir. Bu konudaki yaklaşımınızı çok sığ buluyorum, filmi bulduğunuz kadar sığ buluyorum. Ütopik olarak değerlendirdiğiniz sistem şu anda Tayland'da "kaynak tabanlı ekonomi kuruluşu" tarafından belirli bir alanda uygulanmaya çalışılıyor ve sürekli güncellenip geliştiriliyor. Bununla ilgili bir site açtılar ve güncellemeleri göstermektedirler (new z-land project). Zeitgeist hareketi gün geçtikçe daha çok üye ediniyor. ve ben sizin yazdığınız türden yazıları okudukça değişime karşı ne kadar kapalı ve önyargılı olduğumuzu, "anında reddetme" mekanizmasının gücünü görüyorum. İstediğiniz kadar reddedin ve önünüze koyulan projeyi yok sayın. Gelişiyor, geliştiriliyor. Birçok insan da bunu gelişmeyi izlemekle kalmıyor, katkıda bulunuyor.
"Filmin amacı Venüs Projesi (Venus Project) adı verilen bir projeyi anlatmak." demişim zaten. Neden tamamen ateizm üzerinde durduğumu iddia ediyorsunuz anlamıyorum. Ayrıca filmde doğru ve faydalı bilgilerin de var olduğunu yazımda söylüyorum ama sizler ısrarla meselenin din boyutunu ileri sürerek filmi haklı çıkarma çabasındasınız.
Semavi dinler elbette birbirlerine benzeyecekler, çünkü hepsi Allah tarafından peygamberleri aracılığıyla gönderilmiş ve hepsi aynı şeyleri söylemiştir ama daha sonra insanlar kitapları (Kur'an hariç) tahrif etmiş, dinlerini bozmuşlardır o ayrı mesele.
Filmde bu tarz mantık hataları da var, dinler birbirine veya Mısırdaki hiyerogliflere benziyor diye hepsinin birden inkar edilmesi gibi bir saçmalık olamaz..
İstediğiniz kadar bu projeye sahip çıkın, eninde sonunda komunizm veya diğer uyduruk sistemler gibi bu da çökmeye mahkumdur..
Venüs Projesi dini inancını yaşayan insana müdahele etmeye kalkamaz. Jacque Fresco kendi ağzıyla " yaratılmak istenen sistemde herkes dinini istediği şekilde yaşayabilir" demektedir. Fresco'nun bu konudaki derdi "dini yayma" politikasıdır. Diğer bir deyişe aslında allahla kul arasına girme işidir. Özetle herkes dinini yaşayabilir ama kimse kimseyi bir dinin mensubu olması için zorlayamaz demek istemektedir. diğer dediğinize gelince, göreceğiz, bu olmazsa daha iyisi yapılır elbet. Yazıda venüs projesi üzerinde durduğumu da düşünmekteyim. hatta söylediğim şeyi tekrar edeyim: Şu anda venüs projesinin ilke edindiği "kaynak tabanlı ekonomi", kaynak tabanlı ekonomi kuruluşu tarafından taylandda uygulanıyor ve bu kuruluşun forumları, taylandda yaptığı işlerle ilgili güncellenen raporları var. hepsi de güzel gelişmeler. zamanında sizin gibi düşünenler fransız devrimi gibi bir devrimin de mümkün olamayacağını düşünmüştü ama tüm dünyaya yayıldı ve oldu işte. Göreceğiz Serday Bey, göreceğiz.
Venüs Projesi'nin dine müdahale edeceğini ben de söylemedim zaten.
Yazımda vurgulamak istediğim nokta, filmdeki ateist mantık ve öne sürdüğü projenin ayaklarının yere basmıyor olmasıdır.
İnsanlık adına samimi ve gerçekçi bir proje üretilmek isteniyorsa, öncelikle insanın yaratılışına (tabiatına) ve dünyanın gerçeklerine uygun olması gerekir. Aksi takdirde boş ve anlamsız bir hayal olmaktan öteye gidemez..
İnsanın karakteristik özelliklerini doğan çocuğun ileride nasıl bir kişiliğe sahip olacağını genlerden çok çevre belirler. Burada İnsan "doğası" ve insan "davranışı" arasındaki büyük farkı kavramak gerekir. Birçok sağ ideolojide de görüldüğü gibi hep "insan şu şekilde kötüdür, insan böyle kötüdür, insan günahkardır, insan şöyledir böyledir" biçiminde ifadeler yer almakta ve hepsi topluluğu değil otoriteyi yüceltmeyi amaçlamaktadır. Bu da insanlığı çok geriye götürmektedir zaten. Oysa insanın inanılmaz bir kapasitesi vardır ve başkası tarafından kontrol edilmesi yerine kendi kendini kontrol etmesi mümkündür. Bir diğer tartışılan konu da "dürtü"lerdir. "Ya böyle bir toplumda insan dürtülerine ne olur?" değil mi? İnsanın tabii ki de çeşitli şeylere ulaşması için mücadele etmesi gerekir, bunu Fresco da kabul ediyor, ancak bu yaratılmak istenen toplumdaki mücadele anlayışı kişinin başkalarını, başka toplulukları aç bırakarak istediği yere gelmesi, istediği şeylere ulaşabilmesi biçiminde değil. Parasal sistem bu yüzden kalkmalı. Ayrıca yeni sistemle insanda yeni dürtüler de ortaya çıkacağını belirtiyor. Diyor ki bir resim yaptığınızda onu satmak yerine onu başkalarıyla "paylaşmaktan" daha çok zevk alabilirsiniz. Parasal sistem insanı kısıtlandırır, sizi yıllarca belli bir duruma hapis bırakır ve istediğinize ulaşmanız için yıllarca sistemin içinde köle gibi yaşarsınız. Dünyada kaç insanın istediği işi yaptığını söylememe gerek yok heralde. Leonardo Da Vinci, Albert Einstein gibi büyük düşünürler hiç bir zaman para gibi birşeyi düşünmemiştir bile. Böyle bir dünyada yaşamamız için onlar kadar zeki olmamıza gerek yok. İnsan, anlayış kapasitesini geliştirdiği zaman bu olacaktır. Böyle bir dünyayı hayal etmekte çok zorlanıyoruz çünkü görmedik, düşünemedik öyle bir şey olacağını. Ama olacak, inanıyorum, inanmak istiyorum. İyi, uygarlaşmış bir insanlık için şu anda önümüze konulan en iyi sistemin bu olduğunu ve bunun yolundan gitmenin dünyadaki toprakların %40'ına sahip olan %1'lik elit kısmı dışında herkes için iyi olacağı kanısındayım. Bir yere tıkılmış bir halde monoton bir biçimde yaşamak yerine, belli bir eviniz olmadığını düşünebiliyor musunuz (böyle bir kural yok tabii ki)? Asıl evinizi tüm dünya olarak kabul etmeyi düşünebiliyor musunuz? İstediğiniz kadar dünyayı dolaşabileceğinizi? İnsanı sonsuz bir monotonluğa mahkum eden her şeyin artık olmadığını düşünebiliyor musunuz? Ben düşünebiliyorum, ve bunun gerçekleşmesi için elimden geleni yapacağım.
Dostum... Serdar ve diğerleri..
PARA HERŞEYDİR. Bunu unutmayın.
Yıllarca sisteme karşı savaşıp, düşüncesel ve aktivist biçimde haraket ettiysem de.. ve diğerleri de ettiyse de.. herkesi emen bu lanet sistem bizleri kucağa alıyor ve biz de kucak dansçıları olarak ne kadar hoplarsak ya da hoplar zıplar gibi yaprsak o kadar kazanıyoruz. Söylediği gibi "hepimiz çalışan ve karşılığında para ile ihtiyaçlarını karşılayan -köleleriz-"
sen mutlu olduğun bir işte mi çalışıosun ? Kazançların seni mutlu ediyor mu ?
Cevabın evet ise... Çevrende ve ülkende senin gibi kaç kişi var ?
İsteyipte yapamadığın şeylerin nedenlerini düşün..
Örneğin.. Sana daha o kadar çok şey yazmak isterdim ki.. ama çalışıp para kazanmam gerek ve bu sistem sana yazmamı da engelliyor..
Belki cavap-lar sonrası yazabilirim..
Para herşey değildir. Para sadece ihtiyaçları karşılamak adına icat edilmiş bir araçtır, bir değiş-tokuş aracıdır. Para asla amaç olmamalıdır ama günümüzde materyalist insanlar, düşünceler, ideolojiler, sistemler parayı amaç haline getirdikleri için insanlık bugünkü acımasız düzenin çarkları arasında eziliyor.
Oysa bizim inancımıza göre bizler dünyada çok az bir süre kalıp asıl ait olduğumuz yere gideceğiz. Dünyadaki vazifelerimiz arasında günümüzü gün etmek falan yok, doğru dürüst yaşamamız, ahlaksızlık yapmamamız, erdemli ve onurlu bir şekilde yaşayarak Allah'ın rızasını kazanmaya çalışmamız gerekir. İşte bu şuurdan yoksun insanlar, asıl hayatın ölümden sonra başlayacağını bilmedikleri veya inanmadıkları için bütün güçlerini, hırslarını dünyaya yoğunlaştırıyor ve aradıklarını bulamayınca da büsbütün perişan ve zelil bir duruma düşüyorlar. Allah'a inanmayanlar için bu dünyada tatmin olmak diye bir şey yoktur, bütün dünyayı verseler insanı mutlu etmeye yetmez çünkü insanın gözü doymaz.
Bu gerçekleri yok sayan hiç bir düşünce veya ideoloji, insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmemiştir, getiremez ve getiremeyecektir..
Ben izledim ve evet bildigimiz seylerdi emperyalist sistemin dünyayi nasil yönettigi..ama bunu bir belgesel olarak tek parca haline getirmis olmak güzel.Din konusunda ateist olmayi degil ama bence din olgusunun cok kolay sömürü araci haine getirildiginin altini cizmisler.Bu da inkar edilemez bir gercek.Din temelinde yönetilen ülkelerin hali icler acisi degil mi?Ama tüm dinleri elstirmis olmasina ragmen ve bu bir belgeselse eger,aratirmaya ayli ise neden Kuran hakkinda en ufak bir vurgu yok ya da Islam hakkinda..Bana icinde biraz Israil kokusu var gibi geldi.Cünkü Israilin yptigi katliam lardan hic söz etmiyor...Gene de pesin hüküm vermemek gerek.BIaz daha arastirmaliyim.Bunlar ilk izledigimde edindigim fikirler
İzlediğim kadarıyla dünya'yı yönetmek için insanların gözlerini boyayarak bir takım projeler üretmek istiyorlar.Bununda bir kısmını başardıklarını söylemeliyim çünki İkiz Kuleler patlatıldığında ekranlarda gördüğümüzde ilk aklımıza gelen şey bunun ABD'YE karşı duyulan kinin dışa vurulması olarak düşünmüştüm fakat adamlar geçmişi uzun yıllara dayanan sistemli bir proje'yi devam ettiriyorlar .Tabi şunu unutmayalım "Yalancının mumu yatsıya kadar" elbet amerikan halkı ile beraber dünya insanları'da yapılanları görecektir.ABD'de ne kadar gizlenmiş olsada müslüman olan kişilerin sayısı artıyor.Nasıl kendilerinin dini siyaset ederek kendilerini sömürdüklerini öğreniyorlar.Haçlı seferlerinde bildiğiniz gibi dini kullanarak çeşitli vaatler ile para kazanmak amacılya bir çok insanın ölümünü izlediler ve onlar ceplerini doldurdu halada bunu yapmaya devam ediyorlar.
1. hristiyanların oluşturduğunu isa kişiliği konusunda zeitgeist'in 1. bölümüne katılıyorum.Aynı zamanda bunun islama bir saldırı olmadığını bilakis kuranı doğruladığını düşünüyorum.Kuranda isanın putlaştırıldığı hristiyanlığın bozulduğu ilahi bir din olmaktan çıktığı bize sölenmemişdir.Tehlikenin büyüklüğü konusundada sonuna kadar haklılar.Hitlerin kukla diktatör olduğu,dünyayı yöneten güçlerin milyarlarca insanın ölmesini umursamadığı,ırak harekatının düzmece bir harekat olduğu,ırağın bir sıçrama tahtası olarak kullanıldığı bunlar aşikar gerçekler.Aynı zamanda bu insanların ileride küresel ısınma ile yaşanacak felaketleride umursamadıkları bu yüzden karbon salınımına dur demedikleride aşikar bir gerçek.Ancak ne yazıkki bu belgesel yeterli değil.Dünyayı peşlerinden kara bir geleceğe sürüklemek isteyenlar amaçlarına hergün biraz daha yakınlaşıyorlar.Bizse hülya avşar ne giymiş,yarın arkadaşımla şurada buluşacağım veya bu akşam televizyonda şu film var gibi saçma sapan,gerçek ile alakası olmayan konular ile vakit kaybediyoruz
Zeitgeist güzel fakat uygulanması adına yapılacak olan çok kötü olacak.
Yani Zeitgeist'in mümkün kılınabilmesi için, dünya nüfusu 100 milyon kişiye indirilecek. Bunun nasıl indirileceğini de eminim tahmin etmişsinizdir:)
Bunun dışında Zeitgeist'in uygulanabilmesi kesinlikle mümkün değildir.
Peki dünya nüfusunun 100 milyona inmesi mümkün olabilir mi?
Bunun olacağını 100 - 150 senelik zaman diliminde görürsünüz. Gidişat oraya doğru olacak. Gerçekçi olun, eğri oturun doğru konuşun.
Ayrıca, bu Zeitgeist'i ortaya atanlar İllimünati yapılanmasının babaları da olabilir. Bir yandan 6 milyar insandan para kazanıyorlar ve olağanüstü zengin olmalarına rağmen kendileri açısından belli bir doygunluğa ulaştıklarında, daha doğrusu felsefi olarak biçim değiştirdiklerinde, yani artık para kazanma hırsından çok daha başka vizyonlara (bu vizyon ''yeni bir hırs ihtiyacı'' olarak da algılanabilir) yöneldiklerinde, bunu uygulayacaklar. Aralarında tartışacaklar, kimisi kabul edecek, kimisi karşı çıkıp biz bunca para kazanıyoruz, o kadar insan ölürse nereden para kazanacağız falan diyecek, işte bunu diyenler azınlığa düştüğünde bu uygulanacak. Zaten dikkat edilirse, belgesel insanın bilinçaltına paradan soğutma hissiyatı veriyor.
Herneyse.. Sözlerimi İsmet İnönü'nün Amerika'nın Türkiye'ye tutumuna karşı söylediği bir sözüyle bitireyim; ''Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de o dünyada yerini alır'':)
Belgeseli izlerken dahi, tartışmaların din üzerine yoğunlaşacağını ve konunun kendisiymiş gibi tartışılarak, gerçek amaçtan saptırılacağını tahmin etmiş hatta bu kadar dolu bir belgeseli hazırlayanların bu hatayı nasıl yaptıklarına şaşırmıştım..
Sevgili arkadaşlar lütfen artık şu "din elden gidiyor" korkusundan kurtulun..şahsen inançlı ve inanan birisiyim ve dinin bizim bu korumalara ihtiyacımız olmadığı kadar güçlü olduğunu düşünüyorum..aksine dinin bu ütopyanın gerçekleşmesi durumunda tamda istendiği gibi özünü bulacağın inanıyorum. Bence sizin korkunuz insanları özgür bırakma korkusu..içten içe insanların bireysel olarak doğru karar veremeyeceğini mutlaka yönlendirilmeleri gerektiğini düşünüyorsunuz..işte mevcut düzenin yozlaşmasıda tam bu noktada başlıyor..
Belgeselde anlatılanlar bir hayal değil hatta eninde sonunda insanlığın varacağı mutlak gerçek..hiçbir güç gelişmeyi engelleyemeyeceği için gerek teknolojik gerek zihinsel gelişmelerin bizi ulaştıracağı nokta zaten benzer bir dünya olacaktır..mesele sadece zaman meselesi olup, şahsen tahminim en azından 400-500 senelik sancılı bir evrim sonunda ulaşılabilecektir...
Şahsen benim hiçbir zaman din elden gidiyor gibi bir korkum veya düşüncem olmadı. Ben de en az sizin kadar insanları özgür bırakma taraftarıyım ama bu demek değildir ki kendi bildiğimiz doğruları anlatmayalım.
Adamlar bir belgesel yaparak kendi fikirlerini ortaya koymuşlar. Ben de burada kendi doğrularımı ortaya koyuyorum, herkes 2 tarafı da okuyor, görüyor. Kimsenin kimseyi zorladığı, yönlendirdiği yok. Herkes kendi aklını kullanarak doğruyu bulmak zorunda..
Bu arada dünyanın o kadar süresi kaldığını da zannetmiyorum..
film o kadar çok haklı ve doğru fikirleri savunuyorki adamın ateist olmasıyla fazla ilgilenmedim
Din eksenli tartışmalara girmeden önce biraz uzaklaşıp resmin tamamına bakmakta yarar var;
Bir insan doğumundan sonra yaklaşık 14-15 yılını erginliğe ulaşmak için harcıyor. Geriye 40-50 yılı kalıyor. Toplam 60-70 yıllık bir ömrü var.
Peki bu 60-70 yıllık ömrünü bir elinde yağ, diğerinde bal ile geçirse sizce ne anlamı olur?
Şu ana kadar dünyaya gelip de ölmeyen birini duydunuz veya gördünüz mü? Eğer öleceksek bu dünyada geçirdiğimiz ömrümüzün öldükten sonraki hayatımız için bir amacı ve anlamı olmalı.
Zaten öldükten sonra hayat yoksa bu dünyanın bir anlamı yoktur.
Bence ölümden sonra kesinlikle hayat vardır ve işte dinin varlığı ve gerekliliği de burda daha aşikar görülür.
Tartışmalara bakılırsa filmi bulup izleyip yoru yapmak farz oldu.
Sergüzeşt, kalem erbabı ve kaliteli bir blog yazarı olmanızdan dolayı yorumunuzu merakla bekliyorum..
zeitgeist filmlerinde apaçık bir şekilde ateizm propagandası var. ama görülen şu ki filmler sadece hristyanlık ve yahudiliği hedef alıyor. tabi filmi yapanların ya islam dan haberi yok ya da yok sayıyorlar. bu yüzden islamı konu dışında bıraktıkları için filmlerinde yanlış olduğunu savunabileceğiniz hiçbir şey yok neredeyse. ama serdar beyin söylediği gibi paranın her kötülüğün başı olduğu gibi sapıkça düşünceler var. ama belirtmeliyim ki filmler de özellikle hristiyanlık ve yahudiliğin nasıl pagan sembolleri ile bozulup baştan yapıldığını ve sonuçta putperest dinler haline geldiğini güzelce ispatlıyorlar. bu konuda onlarla tamamen aynı fikirdeyim. zaten batı daki ateistler tamamen islam dan habersiz oldukları için ateistler. çünkü kendi dinlerinden tamamen tiksinmiş haldeler.
Eğer, bir filmi, bir olguyu veya olayı, tamamen izlemez ve tanık olmazsanız, eleştirme hakkını kaybedersiniz. Ben ateist değilim ama doğam gereği bilimsel düşünmek işime daha iyi geliyor. Belgeselin amacı, görünürde Venüs düzenini getirmek gibi görünse de aslında daha çok, insanın, tek tür olduğunu keşfetmesi, genel hakim gücün farkına varması, ve kendi iradesi ve isteği dahilinde özgürlüklerinin ellerinden alınmasına karşı çıkmasını vurgulamaktadır. O belgeselleri benim gibi beğenenler, savunduğunuzun aksine eğitimsiz okmayı sevmeyenler değil, aslında muhtemelen çoğunuzdan daha çok okuyan daha çok düşünen, ve bilgiye sizden daha çok değer veren bir kitledir. Çünkü kitleyi açıkça gördüm. Bizim toplumumuzda insan, din eksenli düşündüğü için söylenenler gerçek de olsa, o ilahi figürlere boğulduğu için gerçeği dinlemekten korkar ve vicdani tembelliğin yolunu seçer. Ayrıca ateizmi yaydığını savunan arkadaşlar, bi de şu yönden baksın. Hadi islamizmde dini yayanların ödülü var ama ateizmde böyle bir ödülden söz bile edilemezken neden uğraşsınlar ki... Bence o belgeselleri, çevrenizi kuşatan ilahi figürlerin engellemelerine rağmen bir kez daha "Birey" olarak izleyin ve belgeselde anlatıldığı gibi, sistemin oluşturmak istediği kişilik prototipi olmaktan vazgeçin... Çünkü üzülerek söylüyorum sistemi yaratmak istediği insan tipi sizsiniz
Ben hem zeitgeisti ve hem de zeitgeist addendumu izledim.
Zeitgeist'te dünyadaki ekonomik düzenin anlatıldığı 3.bölümü herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum.
Birinci bölümde hristiyanlıkla ilgili tarihi bilgiler var.
2.bölüm de 11 eylül olayıyla ilgili detaylar üzerine kurgulanmış merak edenler bu bölümü de izleyebilir.
Zeitgeist addendum ise para tabanlı ekonomi yerine kaynak tabanlı ekonomiyi öneren venus projesinin tanıtımından ibaret.
Ekonomi hakkında verdiği bilgiler için izlenebileceğini düşünüyorum.
Teknolojinin maksimum düzeyde gelişerek insanlığın tüm ihtiyaçlarını karşılyabileceği görüşü savunuluyor.Böylece tüm ihtiyaçları karşılanan insanlar çalışmaya ihtiyaç duymayacak hayat çok güzel olacakmış.Aslında insanın paranın kölesi olmadan yaşayabileceği fikri kulağa hoş geliyor fakat bu fikir ütopyadan ibaret.
Bir de tüm dünyadaki insanları bu amaç için birlik olmaya davet ediyor.Bunun yolunun da dini inançlarlardan vazgeçmek olduğunu öne sürüyor.Din, bu projenin gerçekleşmesinin önünde bir engel olarak gösteriliyor.Bu noktada zeitgeistin amacından saptığını düşünüyorum.
Yine de dünyadaki ekonomik düzen hakkında bilgi sahibi olmak adına her iki belgeselin de izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Belgeseli türkçe altyazılı ve online olarak
http://hayatcilingiri.blogspot.com/2009/08/zeitgeist-movie-2007.html
adresinden izleyebilirsiniz.
Evet bir arkadaş* koyunlardan bahsetmiş. dusunmeyen abuksubuk hareket eden bir bağlayıcısı olmayan zevk ve sefa eden insan protipini ele almış. Ve bazılarını sadece islami çerçevede görmüş. Hadi islamiyeti savunmuyorumda hristiyanlik ne güne duruyor yahudilik ne güne duruyor bunlar safsatamıydı; yoktan mı var oldu. Hasis beyinlerin üretimimiydi ve binlerce milyonlarca insanı nasıl peşinden sürükledi. Savunulan şeyde bile özgürlük konusunu ele alıyorsunuz ve halen k.marx gibi bir adamın benzeşiş ismini kullanıyorsunuz. Özentiden öteye gidemiyorsunuz. Ateistler diyorsunuz ne amaçları var ki diyorsunuz. Bir amacınız yoksa niye varsınız. Doğada en ufak canlının bile bir amacı olduğunu sizler bizlerden(biz demek zorunda kaldım çünkü sizin dışınızdakileri aynı kefeye koydunuz) daha iyi bilirsiniz. Amacınız ne !!! Sanıyormusunuz ki dünyanın hepsi sizler gibi düşündükten sonra rahat edceksiniz. Yerlerinizde duracaksınız. Sanmıyorum içinizdeki kin, öfke ve başkaldırış bu seferde başka yönlere kayacak. Bakınız şeytan inciline... Kaç tip insandan söz eder ve ateizmle ilişkilerine. Bunu satanistler bile kendi içlerinde gerçekleştirmemişken bir avuç kişi (kutsal dinler dışında kalanlar. Hiçbir dini tutmuyorum kutsal dinler diyorum.) neyi sağlayacak. Neyin özgürlüğünü düşünüyorsunuz. Enternasyonaliz mi ütopyacılık mı koyunluk mu maşalık mı?! Belki bilirsin kimlik nuraları çıktığına kap***a Diye bir mecmuada biz barkodlumyuz diye çağrı yapıyordu . Nerede destek verdiniz. Veya hepnizi a.b.d veya sözde özgürlükleri daha fazla olan bir yere yolasak koşulsuz kabul edersiniz. Çevrenizdekilere bir bakın at gözlüklerinizi bir çıkarın. Hangi fakire yardım ettiniz. Hangi ihtiyacı olanı kucakladınız. Sanmam... Bu içki masalarında ( merak etme bende içiyorum zaman zaman)devletler kurup yıkmak özgürlükler alıp vermeye benzemez. İnsancılık dersiniz sadece kokteylerde ortamlarda başkalarına hava atmak kitle toplamak için geçinirsiniz. Paraya karşısınızda kaçkişiniz parasız duruyor... Dünya nimetleri diyorsunuz ne yapıyorsunuz insanlık ve özgürlük için. Boş söylevler, gaza getirmeler. Neyi buldunuz neyi icat ettiniz. Olanı ,durmakta olanı ortaya çıkarıp ben yarattım demekten başka ne yaptınız. Boş düşünüyorsunuz diyorsunuz ama boşluğun anlamını bilmiyorsunuz. Hayatta kalmak için birbirinizin imüğüne çöküyorsunuz. Devrimleri desteklersiniz en büyük devrimin özgürlük olduğunu savunursunuz ma yaptıklarınız ile hareketleriniz birbirini asla tutmaz. Ha çıkıp deseniz "ben anarşiyi savunuyorum " daha dürüst olursunuz.
Ve sizlere bir çocuk sarkısı ile yazımı bitiriyorum.
"
Bir elim , iki kolum, bacaklarım var
İnci gibi dişlerim bir de çenem var...
Sen hiç gördünmü üç kulanklı bir adam?
Olurmu hiç üç kulak dönde aynaya bak...
"
ERLİK M.B
Erlik ve diğer arkdaşlar,
İnanın neden bahsetiğinizi ve yazdıklarınızın zeit geist de söylenenlerle ne alakası olduğunu anlak mümkün değil. Özellikle Erlik arkdaşımızın yazdıklarından tek kelime anlaşılmıyor. Tartışılabilecek kadar bile mantıklı bir şey yazmamış maalesef...Ne öfkesi, ne terörü neden bahsediyorsun. Ne demek "bir fakire bile yardım ettiniz mi?" Nerden biliyorsun, yanlarındamıydın bu fikri yazanların, hepsini şahsen tanıyormusun? Nasıl bir varsayım ve önyargı bu?? Bunu anlamak mümkün değil. Kısacası elle tutulur bir kanıt, bir fikir vesaire yok Erlik gibi yazanlarda.
Mesajım yerine ulaştı merak etme sen yenalmurat.
Kin , öfke = islami çevreye duyduğunuz eziklik potansiyeliniz.
Yanlarında değildim ama görüyoruz merak etmesen. Sen yanlarındaydın galiba ... Görünen köy klavuz istemez.
Sizlerin böyle klavuzlarınız olursa dünya...kurtulmaz. Tartış diye yazmadım zaten.
İnce ayrıntı olsun sana her isim başlığımda başka bir linke geçiş var farkettiysen (zannetmiyorum şimdi git tıkla sağa solada az burada genelde geçen konularıda oku). .Sonra karar ver. Veya verme gerekte yok siz gibilerin kararına da. Üslubum sert gelmiş olabilir . Ama yeter her yerde bir dinsizin laflarını çekmek, bir düzenbazın oyunlarını görmek.
"After all I am not afraid of dying
Don't believe that there is never an end"
ERLİK M.B
Neyi anlaymadın ki. Yukarıda arkadaşlar negüzel anlatmış.bence erlik denen arkadaş galiba çok sinirlenmiş bu zeigcilere ama yinede söyledikleri yanlış denmez.doğru gözlemleri var .Belkide aktarısı yanlıstır ama bir kominer sozu gibi sonuca gide her yol mubah. birde suna cok guldum bu sitede birileri gercekleri koymaya calisiyor birileri ulkemizde olanlar gibi sacma sapan seylerle ort bas etmeye. :)
Basarılı bir calısma olmus yola devam
'DOĞAYA BAĞLI OLMA GERÇEĞİ' .......dünyada mevcut ideolojilerya da yönetim biçimleri(revaçta olanı demokrasidir ve istisna yönetimler için söylemiyorum));doğaya bağlı olduğumuzdan zamanın ruhuna(zeitgeist) uymamaya başlamıştır.çünkü doğa (kendini sürekli olarak yenileyen ve değiştiren, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlıkların hepsini kapsar.İnsani faktörler etkin değildir. Madde ve enerji unsurlarından oluştuğu kabul edilir.)nüfusun tüketimin artmasıyla insanlarla başedemez durumdadır.yeni yönetim tarzlarına ihtiyaç vardır, bu da ister komplo deyin ister gerçek BU DA TEK DÜNYA DEVLETİDİR.MATRİX FİLMİNDE AJAN NEO YA NEDİYOR İNSANLAR VİRÜSTÜR! :))))))))))
Matrix filmi mason sembolleriyle donatılmıştır. Binlerce yabancı ve Türk sitelerinde incelenmiştir. Gnosism e yakınlığı vurgulanmıştır.(Bknz: Gnosis.)
Tek dünya devleti her zaman değişik güçler tarafından yapılmaya çalışılmıştır...
Lakin maddesel ve tinsel olarak kutsallaştırılmış maddeciler gerçek ilimin ve dinin karşısında hep yenik düşmüşlerdir.
Çabalarını gerçeğe getirmek için farklı yollara başvurmuşlardır.
1-Dünya üzerinde bir keşmekeş.
2-Dinin kötülenmesi ve alternatif inançların ortaya sokulması.
3-Yapılabiliyorsa dinin ortadan kaldırılması.
4-Ekonomik düzeyde dalgalanmalar meydana getirmek.
5-İnsanlığın boş amaçlar peşinde koşmasını sağlamak.
6-Düşünme yetilerini kaldırmak.
7-İlim ve *din adamları yetiştirmek yolunda tüm sistem ve düzenlerle beraber çalışmak. Her ne kadar birbirine zıtlık duydukları gözlense de tek amaç başlık altında çalışmak. (Bknz. Türk Masonluğu)
8-Yetki ve güç kurumlarının yıpratılması.
9-Manevi duyguların amaçlar doğrultusunda yıpratılması.(Bknz. Ramazan ayı ve türbeler, hurafeler, cinci hocalar…)
Örnekler çoğaltıla bilir... İlk olarak korku nedir bunun araştırılması gerekmektedir.
Korku:" Bilinçli olarak tanınan dış tehlike kaynaklarına karşı gösterilen emosyonel tepkidir. Sübjektif yaşantı hafif bir ürkmeden huzursuzluğa ve yoğun bir dehşet duygusuna kadar değişir. "
Bu emosyonel tepkilerin oluşturulması için insanlığın hazır hale getirilmesi gerekmektedir. Bunlarda ister yazılı ister görsel medyayla veya bire bir aktarımlarla insanlığa empoze edilmektedir. Yapay sistemler oluşturmak ve bu yapay sistemlerin dağıtılması insanlığın yaşama umudu köreltip gerçek ile halisülasyon arasında kalması ve doğru karalar almamasını sağlamaktadır. ( İkiz kulelerin devrilmesinden sonra Bknz. Avrupa da Müslümanların terörist olarak algılanması. )…
Zeitgeist hareketini destekleyen - fonlayan gruplara bakıldığında kara para baronlarının ve mason patronların destek verdiği apaçık ortaya çıkmaktadır.
“…Kardeşim mademki aradığımızı bulamayacağız o halde çalışmaya neden devam ediyoruz?
— Bizim çalışmalarımız ömrümüzle sınırlıdır. Oysa eserler ve düşünceler biz öldükten sonra da devam ederler. Işık taşıyan eller değişir ama taşıdıkları ışık ölümsüzdür. Çalışmalarımızı kuşaktan kuşağa aktarırsak sonuç alınacağı kuşkusuzdur… ” (Mason ritüeli 3. derece)
Gnosism de olduğu gibi maddenin bir tinsel gücünün olduğu savunularak, her bir canlı - cansızın yüceliği hatta (insanlığın halen yapmaya çalıştığı gibi TANRI olma çabası) tanrılığı ortaya konmaktadır. Elbette kökünde olduğu gibi emperyalizm ile karşı karşıyadır. İnsan mutluluğunun dinden öte kendinde ve doğada saklı olduğunu bunu çıkarmak için çabaladığını ve karşısındakileri bir şeytani amaç, kötülük olduğunu belirtir. Aydınlanmanın yine kendi içinde kutsal bilgiyle olacağını savunur. Dinin insanı körelttiğini ve insan arzularına ket vurduğunu ve dayatmacı bir yöntem olduğunu, gerçeğin ve saf kutsalın özgürlükten geldiğini savunur. Bu yolla insanın dine karşı bir başkaldırış ve tanrı tanımazlığa varmasını istemektedir. İşe yarayacak her türlü safsatayı gerçekler gibi göstermek için çabalar. Sözde insanın kutsallığını savunan bir görüş sadece alt kesimde mi geçerlidir. Ya patronları. Bknz. Yahudilik ve kan saflığı… Şimdi burada hemen itiraz edeceksiniz bizler zeigciler zaten dinle alakamız yok ne Yahudiliği… Hiçbir Yahudi patronu boş bir amaç için ve eski incil (The Old Testament, Tevrat ) dışında bir eylem gerçekleştirmez. Bunu bir kez daha durup düşünmemiz gerekmektedir. Kılıfı ve şaşasıyla herkesi kendi içine çekebilecek özellikte görünen bu Venüs hareketi içine girilip akılcılıkla incelendiğinde insanlığı bekleyen felaketler görülebilir.
Tabi ki insan seçme ve yaşama özgürlüğüne sahiptir. Ama bu dogmaların kendi çıkarları yönünde yapılmaması gerekmektedir.
İnsan her gece sürekli aynı rüyayı görürse gerçek ve rüya arasında kalır ve neyin gerçek olduğu karıştırır. Ve bu sav (kelebek rüyası.) Matrix filminde oldukça dile getirilmiştir… (Bknz. Matrix filminde kullanılan gizli semboller)
Saygılarımla.Erlik M.B
ben seyrettim çoğu yeri mantıklı geldi ve aklıma yattı. İnanç konusundaki fikileri haricindeki diger konularının altına imzamı atarım.
Ben belgeseli izlemedim ama anlatılanlardan anladığım kadarı ile BİR numaralı koltukta oturanlar insanların ilgisini çekecek gizemli olayları, kendilerine göre gerçekleri ve gelecek hakkındaki planlarını harmanlayarak insanları peşlerinden sürükleyecek bir film çekmişler.sanırım bundada başarılı olmuşlar.
Biz halk olarak bu belgeseli ciddiye alıyoruz. Hatta yakında kendi marketimizi kurucaz oyle bir markettki kar amacı yok malları alış fiyatından uyelerine satıyor uyeler sadece marketin elektirik su ve elemanlarının maaşlarını oduyorlar.
bana ulasin mehmetturk34@gmail.com
Halk ?
Hangi halk ?
Hemen halkın tanımını bir gözden geçirelim.(Bu tanımlamaları bazı arkadaşlara özellikle yazıyorum.)
1-Aynı ülkede yaşayan, aynı uyrukta olan insan topluluğu.
2-Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.
3-Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri.
4-Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü.
5-Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü(kamu).
6-Aydınların dışında kalan topluluk.
Seç bunlardan birini. 1 mi 2mi .... 6 mı?
Biz ----> Çogul
Halk ---> Çoğul
A) Sizler zaten halkın içerisinde oluyorsunuz. Merak etme bu halk(3 numara) zaten eziklerin* (sürekli eziklik sömürüsü yapanlar...) godomanların elektrik , su vb. şeylerini ödüyor.
B) Neden sadece üyelerine satıyorlar. İnsanlık onuru için yapılmış br hareket değil miydi bu hareket?
C) "...yakında kendi marketimizi kuracaz...maaşlarını ödüyorlar."
Daha kurulmadığını anlıyorum ilk cümleden fakat ikinci cümleden kurulmuş ve eyleme geçmiş fikri ortaya çıkıyor. Bu bir çelişki değil mi?
D) Alış fiatına mallar dağıtlabilir bunu zaten bir çok yardım örgütü yapıyor. Hatta ücretsiz bir şekilde bile yapıyorlar. Yeterki yardımda bulunacak gönüller olsun!
Ayrıca ben 6 numardayım.
Saygılarımla. Erlik M.B
Bence burdaki arkadaslarin dunyadaki islere bukadar duyarli olmasi ,boyle beyin firtinasi yarattigini gormek tum acik kalpliligimle soyluyorum muhtesem.Bana dokunmayan yilan bin yasasin mantigindan kesinlikle arinmis oldugumuza inaniyorum ,zeit geiste gelince tek saldiramadigi nokta kuran zaten ben mesnevi yi ve kurani ayni anda birbirlerinin iceriklerini takip ederek okudum ki hala okuyorum cunku sindirmek cidden zaman aliyor :) bu ikisininde bahsedilen sira yildizi yani sirius yildizi necm suresinin 49. ayteindede geciyor.En parlak yıldız Sirius gerçekte bir çift yıldızdır, dolanım periyodu 49.9 yıldır.bu sadece okuduklarimdan ogrenmeye calistilarimdan kisa bir not sunu demek istiyorum ki bende herzaman kuran in ilk kitap olduguna inanmisimdir kurandan turetmeler yapilmaya ve para kapisi olarak dinlerin uydurulduguna inanmisimdir.bir donem amerikadada yasamis ve gozlemlemis biri olarak halkina iyi standartlar sunmasinin nedenide devamliligi icin halkini birer makina gibi calistiriyor olmasi.ki birde su vurgulaniyor gercek olan sizsiniz televizyonda ogretilenler deil ornek tek tas yuzuk cok uzaga gitmeye gerek yok bundan ortalama 5 sene oncesine kadr boyle birsey varmiydi ? suanda tek tassiz evlenemicek insanlar nerdeyse vs.. insanlik uzerinde oynanan oyunlarin sadece bir kismini izlemis oldugumuza inaniyorum ve kimbilir daha neler var.belgesel sonundaki insan toplama odakli yeni bi akim olsturmaya calisma olayinada kimseyi inandigi dusuncelerden kolay vazgeciremezler diye dusunuyorum.okuruz arastiririz.izleriz ama kendimizi bi akimin icine kaptirmicak kadar akilli oldugumuza inaniyorum.dusuncelerimi kisaca toparlamaya calistim umarim yeterince aciklayici olmusumdur.saygilarimla
serdar ve caner bey siz bu kafayla köle olmaya devam edersiniz.bari yoldan çekilinde sizin gibi olmayan insanlar bişey yapsın.
İnsanı kölelikten ve maddenin esaretinden kurtaran yegane şey Allah inancıdır, imandır. Dini, imanı, ahlakı yok sayan hiç bir ideoloji insana özgürlük vadedemez, kölelikten kurtaramaz..
Serdar kocaoğlu bu belgesele inanan insanları okumamakla fazla araştırmamakla itham etmişsiniz.
Yazık... Bu; belgeseli açık ve ön yargısız bir zihinle izleyememişsiniz demektir. İnanın bana bu şekilde asla bir aydınlanma yaşayamıyacaksınız. Bilim insanı bir şeye inanmak için her zaman kesin kanıtlara ihtiyaç duyar. Eğer yeterli donanıma sahipseniz Bilim tarihi isimli kitabı okuyun ayrıca maddenin var oluşuna dair deneyleri araştırıp incelemenizi öneririm bunun için Cern'deki deneyleri takip edebilirsiniz. Ayrıca Allah'a olan inanca hala sahibim. Çünkü aksi ispat edilemedi (bu yüzden bende tam bir bilim insanı sayılamam) fakat dinlere olan inancım için aynı şeyi söyliyemiyeceğim. Ve eğer aranızdan herhangi biri dinin emrettiklerinden en ufak bir şeyi dahi atlıyorsa ben o kişinin imanından şüphe ederim, O kişi de etmeli zaten. İnsan yanacağını bile bile bir şeyi eksik yapar mı? bu yüzden herkes kendini tartsın. Ayrıca insanların hristiyan toplumlarında hristiyan yahudilerde yahudi islam toplumlarında müslüman olması inan bana tesadüf değil. herkes bizimkisi gerçek olan diyor. Oysaki gerçek değişmeyen herkese göre doğru olan demeketir. Dinlerdeki doğrular gördüğün gibi toplumlara göre değişiyor.
Bence bu da din diye bir gerçeğin olmadığının en açık ispatıdır. Bu sebeple dinleri yarıştırmaktan vazgeçin. Eğer gücünüz yetiyorsa bir kaç farklı kültürden ülke gezin görün o zaman her şeyi çok daha net göreceksiniz. Şu son bi kaç sene içinde farkettiğim birşey daha var oda dini ve milliyetçi radikalciliğimin gezip görüp öğrendikten sonra asgari düzeye indiğidir.
Bilim insanı değilim, bilimsellik denen şey materyalizmle eş anlamda kullanılmaktadır. Herşeyi madde ve sebeplerle izah edebileceğini zannedenler, sebepleri sebep yapanı göremezler.
Dini emirlerin tamamını yerine getiremeyen herkesi inançsız ilan etmeyi hangi bilimsellikle izah ediyorsunuz? Sizin bilimselliğinizde siyah ve beyaz dışında başka renk yok mudur? 0'la 1 arasında başka sayı yok mudur? Madem bilimsel düşündüğünüzü iddia ediyorsunuz, 0 ile 1'in (yani var ile yokun) arasında sonsuz sayı olduğunu bilmeniz gerekir. Bu da demektir ki, bir insanın imanı %0 ile %100 arasındaki milyarlarca ihtimalden birisi olabilir.
Evet insan yanacağını bile bile bir şeyleri eksik yapabilir. Şeytan Cehenneme gireceğini ve yanacağını bildiği halde şeytanlığını yapmaktadır. İnsan, hazırda bulunan küçük nimetleri, gelecekteki büyük nimetlere tercih ederek hata yapar ama bunu inanmadığı için değil, nefsine yenik düştüğü için yapıyor olabilir.
Kimsenin dinleri yarıştırdığı falan yok. Dinlerin hepsinin kaynağı aynıdır. Hepsi Allah tarafından peygamberleri aracılığıyla insanlığa tebliğ edilmiş ve hepsi aynı hakikatlerden bahsetmiştir. Bütün peygamberler ve onlar aracılığıyla gönderilen kitaplar, Allah'ın varlığını ve birliğini anlatmış ancak Kuran'a kadar hepsi insanlar tarafından tahrif edilmiştir. Mesele bu kadar basittir. İlerde İnşallah İncil'in gerçek nüshaları ortaya çıkarsa bu gerçekler açık seçik görülecektir.
Yurtdışına ben de bikaç defa çıktım, hayran kaldığım yönleri de oldu ama sizin gibi farklı dinlerden insanları görüp de kendi dinimi yadırgayacak kadar vahim bir durum yaşamadım..
Bkz: İngiltere İzlenimlerim
anlamadığım şu din denilince asla objektıf olunmuyor nedenı belkıde daha yazmayı öğrenmeden kurandan ayet veya sureler ezberlememizdir..??
haksızmıyım ?? veya daha din kültürü dersine ilk okul 4 te başlanırken felsefe dersine lise 4 te başlanıyor ve tabi öss sınavı stresi altında ....
Yorumların tamamını okuma vaktim olmadı ama size şunu söylemek isterim. Bu güne kadar getirilen hangi sistem insanlara söz verdiklerini yaptı ki? Kapitalizm, siyonizm, demokrasi, kominizm. Bunların hepsi insanları kandırmak, kendilerine taraftar bulmak etki sahibi olmak içindir.
Bu hareket bunlar içerisinde en tehlikelisi bana göre. Korkunç birşey.( Müslümanım ama gereklerini yapmıyorum) Bu sistemin olabilmesi için dünya üzerindeki insaların %90 yok edilmesi lazım.
İşin acı tarafı şu ki. Koştura koştura bu projeye doğru gidiyoruz(Avrupa Birliği, Asya Birliği...) ardından tek bir dünya düzeni. Eğer istedikleri olursa bizi yaşatmayacaklar(öldürecekler demiyorum). Bütün özğürlüklerimiz elimizden alınacak. Burada bahsedilenlerin tam tersi bir hayat bizi bekliyor olacak.
Vaktim dar olduğu için belkide düşüncelerimi tam ifade edemiyorum. Zaten oturum açmaya bile vaktim yok. şimdilik anonim yazıyorum daha sonra gmail hesabı açıp yorum yazarım
Osman Akar
Sorgulamadan hemen hayal dünyası hayalden ibaret hayal hayal hayal... diyen sayın blog sahibi . hiç cesur değil, aksine korkakmışsınız :)
Zeitgeistin 1. bölümünü izlemeden sağlıklı bir değerlendirme yapmamanıza şaşırmadım serdar bey. Zeitgeistin tüm bölümlerini izledim çünkü etkileyiciydi. Ve gayet bilimsel bir tabana yaymış herşeyi. Hristiyanlığın ve İsa nın bir mit olduğunu artık new york takı papazlar bıle maalesef bılıyor. İnsanın yıllarca inandığı seylerden bır anda vazgecmesı çok zordur. Ama kabul edelım veya etmeyelım, zeitgeistin öne sürdüğü gercekler, bızden bagımsız olarak orada duruyor. Yanı aslında sadece bır durum tespiti yapıyor. Dinler konusunda herkes ozgur. ama uluslar, özel mulkıyet, sömürü ve para insanlıgın başında yoktu. Bunu, insanlar olusturdu ve cogu zaman da dine yıktı. Burada, insanların yaptıgı hataları dinlere yıkmak dogru degıl tabı, ama zeitgeistin dıle getırdıgı gerceklerden dolayı, zeitgeist i gunah kecısı secmek de aynı sekılde dogru degıl;)... başarılar
dünyanın yer çekimini etkilermi?
Gerçekten yorumları okuduğumda inanamadım Jacque Fresco gerçekten olaylara gerçekçi bir yaklaşım sunuyor kendi kötüsünü ve kendi iyisini ayırarak gerçekçi yada değil olaylara karşı çözüm üretmeye çalışıyor. burada bahsedilen Venüs Projesi nin uygulana bilir düzeyini Jacque Fresco Florida'da Okeechobee Gölü yakınlarında 85,000 m2 alana sahip bir araştırma merkezinde deniyor ve proje 1996 senesinden beri işler halde. siz şu bilgisayarın başından bi tarafınızı kaldırmadan bu kadar cahilce bilgisizce sldırırken Jacque Fresco insanlık için uygarlık geleceği için bir çalışma peşinde. çok acımasızca eleştiriyorsunuz. önce düşünün sonra konusun sizin kafanız birşeyleri kavramıyorsa bu ütopya demek değildir. . .
Zamanında Kominerlerde çiftlikler evler kurarlardı . Yeni dinsiz nesiller kurmak ve MAŞALAR olmak için. Boş konuşuyorsunuz. Yanlış saat bile günde 2 defa doğru gösterir. Sizlere bakıyorumda acıyorum.
Sizlere başarılar üretme çiftliklerinizde.
ERLİK M.B
işin tul-lafı,bu yeni fikir akımını eleştiren yorum yazarlarının eleştri gerekçelerine ve bu gerekçelerin zil-linlerde nasıl yer aldığına dair açıklamalara ikişer saatlik belgeseller için oldukça detaylı bir şekilde yer verilmesine karşın,eleştirenlerin çoğunluğunun bunları gözardı etmesidir...yaşanan acı tecrübeler ve farklı l-layat çerçevelerinden görünen dünya tablosu gerçekten iyimser olmayı zorlaştırabiliyor. ister zeitgeist olsun,isterse aynı amaçlara dönük farklı metodları benimseyen başka bir öğreti olsun,taril-l sayfaları insanlara karamsarlığı l-latırlatacaktır malesef. bu karamsarlığın sebebinin sürekli değiştiğini sandığımız, aslında yerleşik l-layata geçtiğimizden beri değişmeyen,ve bizim il-ltiyaçlarımızdan ötürü doğduğunu zannettiğimiz sistemimiz olduğunu özümseyene dek...
Sana sağlanan sıcak imkanlardan olsa gerektirki. Bilgileri öğrenip projeyi çöpe atın diyorsun. Peki çöpe atılmasını önerdiğin projeye destek veren kişilerden daha akıllı biri olduğun için mi hayır. Bştada söylediğim gibi sistem içinde sana sağlanan sıcak imkanlar nedeniyle.
Arkadaşım, sen benim hangi şartlarda yetiştiğimi veya yaşadığımı ne biliyorsun ki hakkımda yalan yanlış ithamlarda bulunuyorsun? Düşündüğün gibi birisi olsaydım veya bahsettiğin gibi bir ortamda yaşıyor olsaydım, bu ve buna benzer yazıları yazmaya zaten ihtiyaç duymazdım. Senin öncelikle kendi mantığını ve mukayese gücünü biraz geliştirmen lazım. Proje dediğin bu uyduruk masalın akılla, mantıkla veya vicdanla izah edilecek hiçbir yanı olmadığı için kanmayın diyorum böyle şeylere, hepsi bu..
serdar bey,dinler bölümü herkesin kendi kalbine ve iradesine kalmış ki kimin inancı ve sevabı daha fazla onuda allah bilir(mutlaka bir yaradan vardır),bir konuda size katılıyorum,izlenmesi gerek çünkü abd nin insanlığa neler yaptığını gösterdiği konusu,AMA bence sizin daha fazla belgesel izlemeniz gerek,mesela,dünya,evren,bulunmuş başka gezegenler kara delikler,kozmik patlamar,sizin bunlar hakkında bir bilginiz varmı?
Katılımınız ve tavsiyeniz için teşekkür ederim, ben ağaç kovuğundan çıktığım için kara delikleri, kozmik patlamaları vs. sayenizde ilk defa duyuyorum (!) :)
Benim şaşırdığım nokta; ben bahsettiğiniz türdeki belgeselleri izleyince, Yüce Yaratıcıyı daha iyi idrak edebiliyorken, bazı insanlarda durum tam tersi oluyor sanırım..
zeitgeist belgeselini herkez izlesin,izlesin de herkez görsün insanların insanlığa neler yaptığını ((dinler bölümü sizin kendi iradenizle alakalı birşeydir))serday bey cevap için teşekkür ederim.serdar bey siz benim inancımla alakalı konuşmuşsunuz,ozaman bende sizi,camiden çıkıp insan yakan,hamile kadınları süngüleyen ler sınıfın'dan biri gibi değerlendireceğim.ayrıca unutmayın ki bazen ağaçlarıda sulayıp budamak lazım,daha sağlık'lı yeşersin meyve versin diye.serdar bey,bence bilim ve din de gayet tabi bir arada yürüyebilir,sizcede artık yetmezmi insanlığa yapılan bu zulüm bu acı?dünyada okadar kaynak varken güzel yaşamak varken neden bu kavgalar,sizin benden benim sizden ne farkımız var?Benim her kesimden arkadaşım dostum var benim onlara onlarında bana saygısı var,zaten beni de ilgilendirmez,sanırım buda yaşadığım yer ve yaptığım turizim işi ile alakalı.
Serdar bey öncelikle size bu altyapıyı bize hazır hale getirdiğiniz için teşekkürler. Çünkü bu olmadan bu kadar insan burada hasb-ı hal edemez. Bu fırsat çok önemli. Konuların nasıl tartışılması gerektiğine dair bir bilginin eskilerden bu güne anlatılması da önemlidir. Çünkü tartışmacıların duruşlarını hep bir futbol kalecisine benzettim. Herkes gol yememek için müthiş bir çaba içinde. Oysa bu anlayış rahat olmamıza , sakin düşünmemize engeldir. Aksine fikir sahiplerinin hepsine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Herkes birbirinin fikrini ciddiye alıp (aslında aciddiye alınan onun şahsıdır) cevap veriyor. İşte önemli olan da bu. Hele hele birbirimize kem söz söylemek çok yanlış. Gerek de yok. Aynı yolun yolcularıyız. Bu kardeşlik çok güzel olmalı. ER İ HAK BİLMEYEN HAK I BİLEMEZ. Ayrıca BİLEN DEMEZ DİYEN BİLMEZ. sözleri beni çok düşündürür. Rahmetli babaannemden duymuştum. Hatta bunlara Yunusun YARADILANI HOŞ GÖR YARADANDAN ÖTÜRÜ meşhur sözünü de ilave etmek gerekir. Bahsettiğiniz film veya propaganda cd si de herşeyden önce bir veya birkaç insanın emeği olmalı. Herkes doğru ve gerçeği söyleyecek diye bir kayıt olabilirmi? Kaldı ki doğru göreceli bir kavram. Herkesin benim parti , benim takım demesi yine babaannemin bir sözünü aklıma getirdi. BENLİĞE LANET OLSUN. Ne demek ben. Sen kimsin kardeşim, arkadaşım, gözüm. İnsanlar birer çiçektir. Kokuları , renkleri ve daha birçok özllikleri vardır ki hepsi de çok şirindir , muhteşemdir. Lutfen birbirimize karşı daha hoşgörülü olalım. Ne bu şiddeet , hiddet neyi paylaşamıyoruz. Önce birbirimizi anlamaya çalışalım lutfen. Her kelime , cümle bu kadar kolay mı dökülüyor dilimizden. Unutmayalım ki SÖZ AĞZIMIZDAN ÇIKANA KADAR BİZİM KONTROLÜMÜZDEDİR. ANCAK AĞZIMIZDAN ÇIKTIKTAN SONRA BİZ O SÖZÜN ESİRİYİZ.
Hepinize o güzel değerlendirmelerinizden ötürü saygılar sunuyorum. Lutfen devam edin.
ben bu belgeselin 'ateizm' propagandası yaptını düşünmüyorum sadece filimde anlatılan bizlere anlatılanın eski bir söylenti-ilahi bir kavram olmasıdır filmi izlediğiniz aşikar fakat anladığınız konusunda tereddütlerim var. Tartışılan yada anlatılmaya çalışılan şey aslında kaynak bazlı ekonominin gerekliliğidir ve sermayenin sadece birilerine daha fazla getirirken diğerlerini sömürdükçe sömürüyor. Sizin söylediğiniz şey evet bu adam haklı , doğru söylüyor fakat bu ölümlere yanlış demekten yada buna karşı bir önlem almaktan geri duruyorsunuz taktir edersiniz buda 'acizliktir'..Kişi sadece kendi projesinde dinin 'o'na göre yanlış ve duyumların güncellenmesidir diyor bu o kişinin o düşünceyi empoze etmesi anlamına gelmez gelirse zaten kişi kendisiyle çelişir.kendisi gibi değil isteyenin istediği gibi düşünmesi gereken size göre 'ütopik' düşünceler için bence zhinsel yada fiziksel destek görmelidir ki Afrika'da kimse aclıktan ölmesin yada Başka bir ülkede kişiler israf deryasında boğulmasın zannımca buna yanlış diyemezsiniz.Din kısmı ise bence bireysel olup kişi inandığı kutsala istediği gibi inanmalı Venüs Projesi tarihi gerçeklerle inanç sistemlerini açıklamaya çalışan bir sistem değil bence sadece dinin sermaye tarafından kullanılarak kendi yanına çekilip kurumsallaştırılmıştır diyor.. K.Marx ın söylediği gibi köylü devriminde din önemlidir aksi taktirde din bir afyondur diyor. burada dinle alıp veremediği yoktur sadece dinin kullanıldığını söylüyor aslında teşekkürler...
Yorum Gönder