Kaza mı, suikast mi?
02 Haziran 2009
Kaza mı, sabotaj mı bilemiyoruz ama Muhsin Bey'in vefatından önce yaptığı konuşmalara ve videoda anlatılanlara bakılırsa bir suikast endişesi veya beklentisi taşıdığı belli. Bu açıdan bakınca helikoptere binmesinin bir risk olduğunu son konuşmasında zaten söylüyor. Biraz mecburiyetten, biraz da arkadaşlarının ısrarı üzerine bu riski aldığını da ima ediyor.
Tabi bütün bunlar olayın bir suikast olduğunu ispatlamaz. O'nun bu endişesinin altında daha önce geçirdiği trafik kazalarının payı çok yüksek, zaten geçirdiği kazaların tesadüf olmadığını, kasıtlı yapıldığını da kendisi hep dile getirmiş.
Bu bir suikast ise, hemen "Neden" sorusu akla geliyor. Muhsin Bey, neden öldürülmek istensindi ki? Bizler O'nu kendi çizgisinden sapmayan, mütevazi bir siyasetçi olarak tanıdık. Kimin O'nunla ne alıp veremediği olabilirdi? Olay yeri incelemesinden veya delillerden ziyade, bence sorunun cevabı burada yatıyor..
Bir de seçimden sonra bazı şeyler açıklama niyetinde olduğunu iddia edenler oldu. Acaba açıklayacağı çok önemli bilgiler mi vardı? Varsa bile bu bilgileri başka bilen yok mudur? O'nun ölümüyle bildikleri sırra kadem basar mı?
Benim asıl dikkatimi çeken şey, olayın Ergenekon'un 2. iddianamesinin açıklandığı gün olmasıydı ama gözlerden kaçtı. Kaza olmasaydı, gündem bu iddianameyle sarsılacak, herkes Ergenekonu konuşacaktı ama kaza nedeniyle iddianame ancak 3-4 gün sonra konuşulmaya başlanabildi. Amaç gündem değiştirmek demiyorum ama bu bir suikast ise Ergenekon veya arkasındakilerden bir mesaj niteliği taşıyor olabilir, benim aklıma ilk gelen de bu olmuştu..
Ama hala %50 ihtimal olarak görüyorum çünkü bunun bir suikast olması için gerçekten çok detaylı planlanmış, çok iyi tasarlanmış olması gerekir. Pilot, kötü hava şartları, sinyal göndermeyen yer belirleme cihazı, cep telefonlarının çekmediği yer vs hepsi düşünülmüş, ayarlanmış olmalı sanki. Bir de olaydan sonra yaşanan anormal bilgi kirliliği.. Neden hala bu yalan haberleri verenler ortaya çıkarılmadı anlamıyorum. Kazazedelerin yaralı olarak hastaneye götürüldüğü, Muhsin Beyin sağ veya iyi olduğu gibi haberleri kim yaydı? Ben hayatımda bu kadar kısa sürede, bu kadar çok yalan haber duymadım, bunlar gerçekten çok tuhaf..
Serdar Kocaoğlu
02.06.2009
İlgili Yazılar:
Muhsin Yazıcıoğlu'na Veda - Vatan Çok Değerli Bir Evladını Yitirdi..



4 yorum var.. (Yorum Oku - Yorum Ekle):
Sorunuzun cevabı diğer kazalar gibi cevapsız kalacak...Bazı olayların üstü örtülüyor.Türkiye bu..Kendi fikrim suikast...!!!
Taraf Gazetesinden Ahmet Altan'ın Yazısı:
Yazıcıoğlu öldürüldü mü?
Eskiden ellerinde MHP vardı. Devlet Bahçeli, çok tutucu politikalar izliyor, zaman zaman fevkalade şoven açıklamalar yapıyor ama MHP gençliğini sokağa çıkarmıyor.
MHP’yi “sokak eylemciliğine” sürüklemiyor, partisini darbecilere kullandırmıyor.
Geriye ne kalıyor? Bu kanlı kışkırtmaların tek adresi şimdilik Alperenler.
Muhsin Yazıcıoğlu, ölümünden önce Şamil Tayyar’a, “bizim tarlayı önceden sürmüşler” diyerek tedirginliğini belli etmişti.
Demokrat aydınlarla bir toplantı düzenleyip konuşmak istiyordu. Anlatacağı bir şeyler vardı herhalde.
Ve, bir kazada öldü. O kazanın bir suikast olup olmadığı çok tartışıldı.
Elde bir belge, bir delil yok ama gelişmelere baktıkça insan o kazadan daha fazla kuşkulanıyor.
Çünkü Alperenler tuhaf işlere girişiyorlar.
Son olarak, DTP milletvekillerine, üstünde “bir gece ansızın gelebiliriz” yazan kartlar göndermişler. Kürtleri tehdit ediyorlar. O kadar kolay tehdit edilebilecek bir kitle değildir Kürtler. En aşağı on beş yirmi milyon insandan bahsediyoruz. Dağda silahlı binlerce Kürt var, onların şehirlerde sempatizanları var. Üstelik bu insanlar öfke dolu. Gençleri daha da öfkeli.
Belli ki Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonra Alperenlerin önü açılmış. Birileri, onlara “yürüyün” demiş. Onlar da yürüyorlar.
Alperenler “Kürtleri” tehdit ediyor ama asıl tehdit ettikleri Türkiye.
Unutmasın ki “bir gece ansızın gelmek” için bekleyen “başka birileri” var, Alperenler sadece onların öncüleri.
Ahmet Altan 11.06.2009-Taraf Gazetesi
Bir haber sitesinde ilginç bir okuyucu yorumuna rastladım, şöyle diyor:
"Kazadan hemen sonra ulaştırılan bilgide ayağında ve kaburga kemiklerinde kırık olduğu bildirilmişti. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu bulunduğunda aynen söylendiği gibi bir ayağının ve kaburga kemiklerinin kırık olması gerçekten tuhaf değil mi?"
siz nne diyorsunuz kardeşim o kazada ne muh sin öldü nede diğerleri adamları buhar ettiler ne olduysa oldu anlatılanların hepsi düzmece ama biliyorumki reis bir şekilde gelecek ve düğüm çözülecek inanınkiarkadaşlar bu filmi yazanlar kendi kazdıkları kuyuya düşecekler tekrarlıyorum genel başkan biryerlerde bir şekilde ama illaki yaşıyor ve gelecek
Yorum Gönder