Bilgisayar ve internet güvenliği için ne tür programlar kullanıyorsunuz?

18.11.2008

Türkiye'de İnternet Kullanımı ve Zararları

Artık bir internet nesli yetişti ve MSN kullanımında dünya 2.siyiz. MSN açık değilse çocuklar huzursuz oluyor..

Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün (SAGEM) yaptığı araştırmalar, internetin eğer dikkatli olunmazsa başta çocuklar olmak üzere tüm aileye zarar verdiğini ortaya koydu.

SAGEM tarafından yapılan "İnternet Kullanımı ve Aile Araştırması"nı Yardımcı Doç. Dr. Abdullah Kuzu başkanlığındaki bilim adamları hazırladı. Araştırma 18 yaş altı çocuklar merkezli olarak yapıldı. 26 ilde ve toplam 2 bin hanede yapılan araştırmada anket yöntemi kullanıldı. Raporlaştırılan araştırmaya göre Türkiye'de artık bir "internet nesli" var. İnternet ise adeta çekirdek ailenin bir üyesi haline geldi.

İnternetin zengin kaynaklar sağladığı ve bilgi paylaşımı, iletişim gibi konularda oldukça faydalı olarak kullanılabileceğini dikkat çekilirken, şirketlerin de artık pazarlama çabalarında interneti yoğun kullandığı bilgisine yer verildi. SAGEM'in hazırladığı raporda elde edilen bazı bulgular şöyle:

* İnternete girince yarım saatten az zaman geçirenlerin oranı yüzde 12. Yüzde 28'lik dilim ise internete girince 1 saate yakın zaman geçiyor. 3 saate yakın zaman geçirenlerin oranı yüzde 53.

* Ailelerin yüzde 11'i 3 saatten fazla zamanı internette geçiriyor.

* Günde en az 1 kere internete girenlerin oranı yüzde 51. En çok internete girilen saatler 15.00-18.00 arası.

* Anne-babaların en çok kullandıkları medya türü cep telefonu. Bunu televizyon ve sabit telefon izliyor. Çocuklar ise en çok interneti kullanıyor ve bunu cep telefonu ve televizyon izliyor.

* Aileler en çok internetin 'düzgün Türkçe kullanımını engellediği' görüşünü savunuyor.

* Ailelerin bir diğer şikayeti ise internet kullanımı arttıkça, çocukların aile ile geçirdiği zamanın azalması, aile çevresinden uzaklaşmaları ve yüzyüze iletişimin azalması. Bunun da aile içi çatışmaya neden olduğu, günlük işleri aksattığı ve zaman kaybına neden olduğu şikâyetleri var.

Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nün (SAGEM) yaptığı araştırmada, internetin sağlık üzerindeki etkilerine dair sonuçları ise şöyle ifade ediliyor:

* Aileler internet kullanımı ile ilgili olarak en çok göz yorgunluğu, göz kızarıklığından şikayetçi. Bu şikâyetleri sırtboyun ağrısı, baş ağrısı, eklem-kas ağrısı, uykusuzluk ve yorgunluk izliyor. Yemek yeme düzeninin bozulması da bir başka şikâyet nedeni.

* Ailelerin büyük çoğunluğu internetin sağlığa etkilerini bilmiyor. Bu nedenle de aileler önlem almıyor.

* Ailelerin büyük çoğunluğu internete bağlı psiko-sosyal sorun yaşamadığına inanıyor. Sorun yaşayanlar arasında yer alanlar ve çocuklar ise, MSN açık olmadığı zamanlarda kendilerini huzursuz hissettiklerini ifade ediyor.

* İnternet ilk zamanlarda her derde deva olarak görülürken, bugün insanları kaygılandıran bir noktaya geldi.

keywords: türkiyede internet kullanımı, internetin zararları, çocuk, aile, araştırma, anket, saat, Türkçe kullanımı, sağlık,

17.11.2008

Grip Aşısı - Kime, Ne Zaman Yapılmalı?

grip
Sonbahar geldi grip virüsü de kol gezmeye başladı. Gribin önüne geçmenin etkili yollarından birinin grip aşısı olduğunu belirten uzmanlar, “Bu aylarda yapılacak grip aşısı ile kışı daha rahat geçirebilirsiniz” diyor.

Grip, “influenza” virüsünün solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığı. Dünya Sağlık Örgütü‘nün verilerine göre, grip her yıl dünya nüfusunun yüzde 5‘ini etkiliyor. Gribin ülkemizde genellikle hafife alındığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, “Neden olacağı yan etkiler sonrasında özellikle ileri yaştakiler, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanan kişilerde ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor” diye uyarıyor. Dr. Hakko, grip aşısının kime, ne zaman yapılacağı ve etkileri hakkında merak edilen sorulara cevap verdi.
Haberin devamı

NASIL BULAŞIR?
Gribe neden olan influenza virüsü; hasta veya taşıyıcı kişilerin hapşırması ya da öksürmesi yoluyla kolaylıkla bulaşabilir. Virüs bulaşmış ellerle temas etmek veya öpüşmek de yine bu virüsün geçmesine neden olan diğer faktörlerden. Ayrıca grip hasta veya taşıyıcı kişinin tuttuğu kapı kolu, telefon ahizesi veya havlu gibi ortak kullanım eşyalarından da bulaşabiliyor. Hasta kişilerden çevreye saçılan virüs parçacıklarının havada asılı kalabilme yeteneğine sahip olması, bulaşıcılığı daha da artırıyor. Hasta kişinin kapalı bir ortama girip çıkması bile o ortamda bulunan kişileri virüsün bulaşması açısından risk altına sokuyor.

Bu nedenle grip ev, iş yeri, okul, kreş ve toplu ulaşım araçları gibi kapalı mekanlarda çok kolay bulaşıyor. Virüsü kapmış ancak henüz belirgin yakınmaları olmayan, bir başka deyişle taşıyıcı kişiler de hastalığı bulaştırabiliyorlar. Eğer kişinin bağışıklık direnci güçlüyse, gribi hafif bir ateş yükselmesi ve halsizlik ile birkaç gün süren kuru öksürükle ayakta da geçirebiliyor. Bu kişiler iş ve sosyal ortamdan kopmadıkları için de virüs kolaylıkla başkalarına bulaşabiliyor.

TEDAVİ EDİLİRSE 1 HAFTADA, EDİLMEZSE 7 GÜNDE GEÇER “Grip tedavi edilirse bir haftada, edilmezse 7 günde geçer” sözünden de anlaşılacağı üzere, bu hastalık kendi kendine de düzelebiliyor. Dolayısıyla grip, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlarda genellikle endişe edilecek tablolara neden olmuyor. Gribal enfeksiyonda yatak istirahatının yanı sıra, gerektiği durumlarda yakınmaları hafifletmeye yönelik tedaviler de uygulanmaktadır. Örneğin ateş düşürücü ilaçlar verilebilir, kas veya eklem ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesicilerden yararlanılabilir. Yeni çıkan bazı ilaçlar da, ilk belirtilerin başlamasından sonraki 24 - 48 saat içerisinde alındığında, gribin daha kolay atlatılmasını sağlıyor. Bağışıklık sistemi güçlü olan çoğu insan için 5- 7 gün yatak istirahatı ve bol sıvı alımı bile yeterli oluyor.

TEDAVİDE SIK YAPILAN HATALAR
Halk arasında antibiyotiklerin gribal enfeksiyon üzerinde etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış var. Ancak antibiyotikler bakteriler üzerinde etkili oldukları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamazlar. Üstelik zararlı etkilere de sahip olabilirler. Solunum sistemimiz, bünyesinde yararlı bakterileri de barındırıyor. Gelişigüzel kullanılan antibiyotikler ise zararlı mikropları vücudumuzdan atmakla görevli olan bu bakterileri yok edebiliyor. Bunun sonucunda virüsler vücudumuza kolaylıkla girebiliyor ve çeşitli hastalıklara neden olabiliyor. Dolayısıyla, antibiyotikler hiçbir zaman hekim önerisi olmadan alınmamalı.

ÖLDÜRÜCÜ OLABİLİR Mİ?
İnfluenza virüsünün yol açtığı bir solunum sistemi hastalığı olan grip; aniden 39 - 40 dereceye kadar çıkan yüksek ateş, aşırı halsizlik, kuru öksürük, baş ağrısı, şiddetli kas ve eklem ağrılarıyla insanı yatağa düşürebilecek kadar ağır seyredebiliyor. Bu hastalık tablosuna kimi zaman bulantı, nadiren de kusma eşlik edebiliyor. Kuru öksürüğe balgam eklendiği takdirde çok dikkatli olunması gerekiyor. Bu belirti, gribin arkasından zatürree gelişebileceğine işaret edebiliyor. Dolayısıyla, özellikle balgamlı öksürüklerde zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak, yaşamsal önem taşıyabiliyor.

HANGİ HASTALIKLARA DÖNÜŞEBİLİR?
Grip, dikkat edilmediği takdirde larenjit, farenjit, sinüzit ve orta kulak iltihabına dönüşebiliyor. Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda görülen orta kulak iltihaplarının yaklaşık yüzde 30-35‘inin nedeni olabiliyor. Daha da önemlisi; zatürree, menenjit, beyin ve kas iltihabı gibi yaşamı tehdit eden veya ölümle sonuçlanan hastalıklar da ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle, özellikle risk grubundaki kişilerin salgın mevsiminden önce grip aşısı yaptırmaları çok önemli.

GRİP AŞISININ ETKİNLİĞİ
Grip aşısı inaktive edilmiş influenza virüslerinden veya antijenlerinden yapılıyor. Aşı uygulandıktan sonra bağışıklık sistemi aşıdaki inaktif virüse karşı antikorlar oluşturuyor. Daha sonra, aktif virüsle karşılaşıldığında, önceden oluşmuş antikorlar enfeksiyon oluşumunu önlüyor veya ağır hastalık riskini azaltıyor.

NE ZAMAN YAPTIRMAK GEREKİYOR?
Grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor. Aşının etkisinin ortaya çıkması için aşağı yukarı 2-3 haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla, grip aşısı için en uygun zaman sonbahar, özellikle de Eylül ve Ekim ayları.

HERKESE YAPILABİLİR Mİ?
Aşı, 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olan kişiler dışında herkese yapılabilir. Ayrıca, 38 derece üstünde ateşi olan hasta kişilerde, aşı uygulamasının ateş düştükten sonra yapılması gerekiyor.

AŞI TEKRAR EDİLMELİ Mİ?
Grip aşısında tek doz yeterli oluyor. Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 8 yaşından küçük çocuklarda ise aradan en az 4 hafta geçtikten sonra ikinci doz aşılama yapılması gerekiyor. Grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekiyor. Bunun nedeni ise, virüslerin her yıl kendilerini değiştirdikleri için, bir önceki yılın aşısının sonraki yıl koruyucu özelliğini yitirmesi. Genellikle 2 -3 hafta sonra etkili olmaya başlayan grip aşısının koruyuculuk süresi de 6 - 12 ay sürüyor. Aşının koruyuculuğu ise karşılaşılan virüsle aşının içerdiği antijenik yapının uyumuyla ilişkili. Aşıdaki antijenler virüsle ne kadar uyumluysa, korumanın da o kadar iyi sağlandığını belirtiyor.

HER YAŞTA AYNI KORUYUCULUĞA SAHİP Mİ?
Grip aşısı ile koruyuculuk, 65 yaş altındaki sağlıklı erişkinlerde yüzde 70-90 gibi yüksek oranlarda seyrediyor. İleri yaşlarda bu etki yüzde 30-40 oranında azalmakla birlikte, hastalığın hafif geçirilmesi sağlanıyor. Yapılan kısıtlı sayıdaki çalışmalara göre, grip aşısının çocuklar üzerindeki koruyuculuk oranı ise yüzde 22-91 arasında değişiyor. Ancak antijenik yapıda büyük değişiklikler meydana gelmişse koruma etkisi tüm yaş gruplarında azalıyor veya aşı tamamen etkisiz hale geliyor.

YAN ETKİLERİ VAR MI?
Grip aşısının damar yoluyla verilmemesi gerekiyor. Aksi takdirde çeşitli komplikasyonların gelişebiliyor. Grip aşısı başka bir bölgeye yapılmak kaydıyla diğer aşılarla beraber de uygulanabiliyor. Aşı sonrası nadiren hafif geçen nezle türü bir tablo oluşabiliyor. Aşı yapıldıktan sonra enjeksiyon bölgesinde ender görülse de; kızarıklık, şişlik, morarma, ateş, kırıklık, titreme, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, kas ve eklem ağrıları gibi yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Çok rahat tolere edilebilen bu yan etkiler de 1-2 gün içinde kendiliğinden geçiyor. Ancak bu yan etkilerin dışında başka bir şikayet oluştuğu takdirde mutlaka bir doktora başvurulması gerekiyor.

KİMLER GRİP AŞISI OLMALI?
Birincil risk grupları
65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle huzur ve bakım evlerinde kalanlar)
Kronik hastalığı olanlar: Kalp damar sistemi hastaları; akciğer, karaciğer ve böbrek hastaları; romatizma hastaları, diyabet hastaları ve endokrin sisteme ait hastalıkları olanlar
Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar
6 aydan büyük çocuklar
Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuklar ve gençler
Hamileler (ilk üç aydan itibaren) ve emziren anneler

İkincil risk grupları
Birincil risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar
Sağlık personeli (doktorlar, hemşireler vs. )
Sık sık özellikle yurtdışına seyahat edenler
Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyenler (öğretmenler, iş adamları, sporcular, askerler, üretimde çalışanlar.)

12.11.2008

Elektronik Haberleşme Kanunu yürürlüğe girdi

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, Cumhurbaşkanı tarafından 10.11.2008 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girdi.

2005 yılından beri hazırlanmakta olan ve ağustos başında TBMM'den geçtiği halde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından veto edilen kanun taslağı, bu sefer hem TBMM'den, hem de Cumhurbaşkanı onayından yıldırım hızıyla geçti ve aynı gün Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanarak 5809 sayı ile kanunlaşmış oldu.

Kanun bu haliyle sektörün uzmanlarını tam olarak memnun etmese de, 1920'lerden kalma 406 sayılı kanuna ve sonrasında 4502 sayılı kanuna yapılan yamalarla idare edilen telekomünikasyon sektörüne bir bütünlük getireceği için heyecanla bekleniyordu.

Kanunla getirilen değişiklikler:

Telekomünikasyon Kurumu’nun adı “Elektronik Haberleşme Kurumu” olarak değiştiriliyor.

Elektronik Haberleşme ve Rekabet Kurumları, elektronik haberleşme sektöründe rekabete aykırı davranış ve uygulamalarda işbirliği yapacaklar. Doğrudan veya şikayet üzerine inceleme, soruşturma ve rekabetin tesisine yönelik gerekli tedbirleri alma konularında EHK ve birleşme ve devralmalarda RK yetkili olacak.

Kıt kaynak olmayan elektronik haberleşme hizmetlerinde, usulüne uygun başvuruya 30 gün içinde kullanım hakkı verilecek. Gerekli durumda işletmeci sayısı kısıtlanabilecek. Kullanım hakları süresi 25 yılı geçmeyecek.

Numara taşınabilirliği konusundaki sorun kanunla aşılıyor. Kanuna göre, elektronik haberleşme hizmetleri ile ilgili olarak abone veya kullanıcılara tahsis edilen frekans, numara ve hat kullanımı ile internet alan adları gibi intifa ve kullanım hakları ile işletmecilerin yetkilendirmeleri hiçbir şekilde haczedilemeyecek.

Elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulmasında ilgili mevzuat ve düzenlemelere aykırı olmayacak, fiyat tarifelerinde işletmeciler serbestçe belirleyici olabilecekler. Etkin piyasa gücü olan firmaların uygulama usül ve esaslarını kurum belirleyecek.

Elektronik Haberleşme Kurumu, ulusal numaralandırma planı hazırlayacak ve plana uygun olarak numara tahsis işlemlerini yapacak.

Elektronik Haberleşme Kurumu, telsiz yayınlarının birbiri üzerinde elektromanyetik girişim oluşturmaması ve frekans bantlarının etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla uluslararası frekans planlaması, tahsisi, uluslararası koordinasyonu ile tescilleri yapacak.

İşletmeciler, kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti veremeyecekler. Kurumun, Merkezi Mobil Cihaz Kimlik Tanımı Veri Tabanı Sisteminde (MCKS) kayıtlıyken, elektronik kimlik bilgisi kopyalanmış gerçek cihazlar sadece eşleştirme yapılan abone numaralarıyla kullanılabilecek.

Resmi Gazete'de Yayınlanan 5809 Sayılı Kanun

Kurban Nedir? Kimler kurban kesmelidir?.. Sorular ve cevaplar..

Kurban hakkında merak edilen ve sıkça sorulan sorulara net cevaplar.. Kurban nedir? Kimler kurban keser? Karı ve koca ayrı mı kesmeli? Haram parayla kurban kesilir mi? Taksitle, vekaletle kurban kesilebilir mi? Hangi hayvanlar kesilebilir? Kurban eti ve derisi nasıl değerlendirilmeli? Misafirler, yolcular kesmeli mi? ..

Kurban ne demektir?

Kurban; Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek niyetiyle kesilen hayvan demektir. Akıllı, hür, mukim ve dini ölçülere göre zengin sayılan mümin, ilâhî rızayı kazanmak gayesiyle kurbanını kesmekle hem Cenab-ı Hakk’a hem de maddi durumlarının yetersiz olması sebebiyle kurban kesemeyenlere yardımda bulunarak halka yaklaşmaktadır.
Görüldüğü gibi bu bayramın ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakarlıkta bulunma anlayışı vardır. Kurban; -fıkhi hükmü ne olursa olsun- Müslüman toplumların belirli simgesi ve şiarı sayılan ibadetlerden biri olarak asırlardan beri özellikle milletimizin dinî hayatında önemli bir yer tutmaktadır. Kurban, bir Müslüman’ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir nişanesidir.

İlahî dinlerin sonuncusu olan İslam; ferdi, ruhî-derûnî hikmetlere ve insanî erdemlere ulaştırmayı öngörürken; toplumlar için, birleştirici ve bütünleştirici bazı emir ve uygulamaları da müesseseleştirmiştir. İslam dininin bu üstün özelliği, zekat, hac ve kurban gibi sosyal boyutlu malî ibadetlerde daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu ibadetler, asırlardan beri bütün Müslüman toplumlarda, genel esasları ve özü hiçbir değişikliğe ve müdahaleye uğramadan devam etmiş ve yeni nesillere intikal ettirilmiştir.

Kurbanın bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller bulunmaktadır. Sâffât Suresi’nde (37/107); Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:

“... kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.”(Hacc 22/28)

“Kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken kurban edeceğinizde üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yeyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.” (Hacc 22/36;37) Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için kesilen hayvanlar olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Hz. Peygamber (sas) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Hz. Peygamber’in (sas), yedi deveyi kendi eliyle kurban olarak kestiğini, Medine’de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban ettiğini sahabeden Enes (ra) rivayet etmektedir. (Buhârî, Hacc 117, 119; Müslim, Edâhî 17).

KİMLER KESMELİDİR?

Kurban kesmek, akıllı, buluğ çağına ermiş, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve misafir olmayan Müslüman’ın yerine getireceği malî bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 20 miskal (80,18 gr) altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir; dolayısıyla Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir.

KARI-KOCADAN HER BİRİ KURBAN KESMELİ Mİ?

İbadetlerde sorumluluk ve bu sorumluluğun bir neticesi olan ceza ve mükafat da bireyseldir. Bu nedenle, eğer karı-kocadan her ikisi de dinen ayrı ayrı zengin hükmündeyseler ikisine de kurban düşer. Ama kadın kendi malını tamamen kocasının emrine vermişse, bir aileden bir kurban kesilebilir. Mal ayrılığı varsa, mükellefiyet ayrılığı da var demektir.

YOLCU KURBAN KESMELİ Mİ?

Yolcu kurban kesmekle mükellef değildir. Ancak kesmesi halinde sevabını kazanır. Sefer halinde iken kurban kesenler; bayram günleri içinde memleketlerine dönerlerse, yeniden kurban kesmeleri gerekmez. Sefer halinde iken kurban kesmeyip de bayram günlerinde memleketlerine dönenlerin, kurban kesmeleri uygun olur.

NE ZAMAN KESİLİR?

Kurban (udhiye), eyyâm-ı nahr (kurban kesme günleri) denilen Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günleri kesilir. Kurban kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde, bayram namazı kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise ikinci fecrin doğumundan sonra başlar; zilhiccenin on ikinci günü güneş batıncaya kadar devam eder. Bu geçen süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüzleri kesilmesi uygundur. Kurban Bayramı’nın birinci günü kesmek daha faziletlidir. Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu değildir

HAYVANLARDAN HANGİLERİ ORTAK OLARAK KESİLEBİLİR?

Koyun veya keçinin bir kişi tarafından; sığır, manda ve devenin ise, yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban olarak kesilebileceği Hz. Peygamber’in hadisleri ve uygulamalarla sabittir (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 7-8). Ortak olarak kurban edilebilen hayvanlar, tek veya çift sayıda ortak tarafından kurban edilebilir.

KULAĞI DELİNMİŞ HAYVAN KURBAN OLUR MU?

Hadis-i şeriflerde hayvanların kurban edilmesine engel teşkil eden kusurlar; körlük, hastalık, topallık ve iliği yok denecek kadar zayıflık olarak belirlenmiştir (bk. Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 6). Bunların dışındaki kusurlar ise, müçtehitler tarafından, kendi dönemlerindeki hayvanların değerini düşüren kusurlar esas alınarak tespit edilmiştir.

Günümüzde, yaşayan hayvanların sayısını tespit etmek, ülkemize girip çıkan hayvanları kontrol altına almak ve sağlıklı olduklarına işaret etmek amacıyla marka takmak için hayvanların kulaklarının delinmesi bir kusur değil, hayvanın sağlıklı olduğunun bir göstergesidir. Bu itibarla kulakları delinen hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur. Kaldı ki, fakihlerin çoğunluğu kulağın delinmesini kusur kabul etmemişlerdir.

KURBANLIK HAYVANIN ERKEĞİ Mİ DİŞİSİ Mİ DAHA FAZİLETLİ?

Hz. Peygamber’in hadis ve uygulamalarında, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın kurbanlık hayvanların vasıfları belirlenmiştir. Bu itibarla kurban olup olmaması açısından hayvanların erkek veya dişi olması arasında bir fark yoktur. Ancak, toplumun ihtiyaç ve anlayışları göz önünde bulundurularak, küçükbaş hayvanlarda erkeğinin, sığır cinsinde ise dişisinin kurban edilmesinin faziletli olduğu kabul edilmiştir. Bu görüşler, toplum menfaati göz önünde bulundurularak ortaya konmuştur. Dişi sığırların kurban edilmesinin üretime zarar vermesi halinde, erkek sığırların kurban edilmesi toplum yararı açısından daha faziletlidir. Bu itibarla, ekolojik denge, toplumun ihtiyaçları ve diğer şartlar göz önünde bulundurularak hangi cins hayvanların öncelikli olarak kurban edilmesinin uygun olacağı belirlenmelidir.

KURBAN KESERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet verilmemelidir. Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca, çevre temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Kurban kesimi esnasında, psikolojik açıdan etkilenmemeleri için çocukların kesim mahallinden uzak tutulmalarına dikkat edilmelidir. Aynı şekilde, hayvanların diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına özen gösterilmelidir.

KURBAN ETİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?

Hz. Peygamber, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesmeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, birinin de evde bırakılmasını tavsiye etmiştir. Ailenin durumuna göre tamamı da evde bırakılabilir. Ancak, etin bir kısmının ya da tamamının dağıtılması da uygun olur.

KURBAN DERİSİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?

Kurbanın derisi, bir fakire veya hayır kurumuna verilmelidir. Kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi uygun değildir. Hz. Peygamber, Veda Haccı’nda Hz. Ali’ye, kurban olarak kesilen develerin derilerinin sadaka olarak vermesini emretmiştir (Ebu Davud; Menasik, 20)

KURBANLIK HAYVAN TARTIYLA ALINABİLİR Mİ?

Kurbanlık hayvan, kilo birim fiyatı belirlenmek suretiyle canlı olarak tartılıp alınabilir. Hayvanın fiyatı, kesildikten sonra eti tartılarak da belirlenebilir. Ancak kilo fiyatının rayiç bedeli şeklinde belirsiz bırakılmayıp, kesin olarak belirlenmesi ve derisi, kellesi ve sakatatının satıcıda kalmak üzere akitten istisna edilmemesi gerekir.

GAYR-İ MEŞRU YOLLA KAZANILAN PARAYLA KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?

İslâm dini kişilerin meşrû işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helâl yollardan elde etmelerini önerir. Buna rağmen gayr-i meşru yolla bir kazanç elde edilmiş ve bu kazancın sahibi belli ise, bunun sahibine iade edilmesi; belli değil ise, karşılığında sevap beklenmeksizin yoksullara veya hayır kurumlarına verilerek elden çıkarılması gerekir. Bu itibarla, gayr-i meşru yolla elde edilen para ile kurban kesmek uygun değildir. İbadetler helal parayla yapılmalıdır. Kurban, Allah’a yaklaşmak demektir. “Haram”la Allah’a yaklaşamayız! Önce ciddi anlamda tövbe etmeliyiz.

VEKALET YOLUYLA KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?

Kurbanı, kişinin kendisi kesebileceği gibi, vekalet yoluyla başkasına da kestirebilir. Zira kurban mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekalet caizdir. Vekalet yoluyla kurban kestiren kişi kendi bulunduğu yerde birisine vekalet verebileceği gibi, başka bir yerdeki kişi veya kuruma da vekalet verebilir. Vekalet, sözlü veya yazılı olarak verilebilir.

KADIN KURBAN KESEBİLİR Mİ?

Hayvan kesiminde, bu işlemi yapacak kişinin akıl ve temyiz gücüne sahip, Müslüman olmasının dışında bir şart bulunmamaktadır. Bu şartları taşıyan kişi kadın olsun, erkek olsun kurban kesebilir.

KURBAN KESMENİN FAZİLETİ VE SEVABI

Kurban kesmenin fazileti ve sevabıyla alakalı Allah Rasulü (sas) şöyle buyuruyor: “İnsanoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha makbûl bir amel işlememiştir. O kurban, kıyâmet günü boynuzları, kılları ve çatal tırnakları ile aynen gelecektir. Çünkü kan yere düşmeden Allah’ın kabûl mahalline düşmektedir. Artık kurbanlarla gönlünüz hoşnut olsun.”

Bir diğer rivâyette Peygamber Efendimiz (sas), “Kurban kesen için her kıl karşılığında bir sevap vardır.” buyurmuştur. (Tirmizî, Kurban, 1)

HANGİ HAYVANLARDAN KURBAN OLUR?

Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Bunlardan devenin 5, sığır ile mandanın 2 ve koyun ile keçinin 1 yaşını doldurmuş olmaları gerekir. Ancak koyunlar 6 ayı tamamladıkları halde, yaşını doldurmuş gibi gösterişli olurlarsa bunlar da kurban edilebilir. Bu hayvanların dışında tavuk, horoz gibi hayvandan kurban olmaz. Bir koyun veya keçiyi ancak bir kişi kurban edebilir. Fakat sığır, manda ve deve yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir.

MANDADAN DA KURBAN OLUR MU?

Manda bazı yörelerde camız-dombay olarak adlandırılan hayvanın adıdır. İslam mandayı öküz sınıfı içinde mütalaa etmiştir. Buna göre manda zekat, kurban ve benzeri şeylerde aynen öküzün tabi olduğu hükümlere tâbidir.

TAKSİTLE KURBAN KESİLEBİLİR Mİ?

İster peşin ister taksitle olsun satın aldığı hayvan kişinin mülkiyetine geçtiğinden, bu hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur.

KURBAN BİZE HAC DUYGUSUNU HİSSETTİRİR

Kurban bize bir diğer ibadeti; haccı hatırlatır. Hacca gidemeyenlere hac tadını veren bu ibadette Hz. İbrahim’in başarıyla verdiği imtihanın bir tezahürünü yaşarız.

“KURBAN” ÇOCUKLARI NASIL ETKİLER?

Kurban kesiminin hassas çocuklarda belli bir hüzün oluşturduğu gerçektir. Çocukların kesimi görmemesi de iyi olur. Ama diğer yandan her türlü şiddetin, istismarın ve cinselliğin çocukları olabilecek en kötü tarzlarda “etkileyecek” şekilde kullanılması önemsenmezken, kurbanın “itici” bir ibadetmiş gibi sunulması çok ilginçtir. Bu anlamda kurban kesmemeye çocukları mazeret gösterenlerin gerekçeleri de anlamsızdır. Çocuklarımızı şiddetten korumalı ve kurbanı neden kestiğimizi de anlatmalıyız.

KURBAN, İSLÂM DİNİNİN SEMBOLÜDÜR

Cenâb-ı Hakk, Kevser Sûresi’nde, “Rabb’in için namaz kıl ve kurban kes.” buyuruyor. Bu âyet-i kerimedeki “namaz”dan maksat bayram namazı, “kesmek”ten kasıt da, kurban kesme günlerinde kesilen hayvanlardır. Başka bir âyet-i kerimede ise, kurbanlık develerden şöyle bahsedilir: “Kurbanlık develeri de size, Allah’ın şeâirinden kıldık.” (S. Hac, 36)

KURBAN CÖMERTLİĞİ TEŞVİK EDER

Kurban yardımlaşma bayramıdır aynı zamanda. İnsanın vermesini, yardım etmesini kolaylaştırır, nefsin cimriliğe çağıran telkinlerini gözardı edebilmeyi öğütler. Dünya malından tutkunluğu önler. Fakirlere bir dayanak olur, hayata bağlar. Kurban; kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar. Kurban, gerek fert gerekse toplum açısından çeşitli yararlar taşıyan malî bir ibadettir. Kişi kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu canlı bir şekilde ortaya koymuş olur. Kurban; toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar, sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Özellikle et satın alma ihtimali hiç bulunmayan veya çok sınırlı bulunan yoksulların bulunduğu ortamlarda onun bu rolünü daha belirgin biçimde görmek mümkündür. Zenginin malını Allah’ın rızası, yardımlaşma ve başkalarıyla paylaşma yolunda harcama zevk ve alışkanlığını verir. Onu cimrilik hastalığından, dünya malına tutkunluktan kurtarır. Fakirin de varlıklı kullar aracılığıyla Allah’a şükretmesine, dünya nimetinin yeryüzündeki dağılımı konusunda karamsarlık ve düşmanlıktan kendini kurtarmasına, kendini toplumun bir üyesi olarak hissetmesine vesile olur.

MUSTAFA AYDIN

08.11.2008

Film Tanıtımı: Wall.E

wall-e film afişi
Wall.E (Bir çöp toplama robotu)

Kategori: Animasyon, Macera, Komedi, Çocuk, Aile, Bilim-Kurgu

Wall-E (voli) çocuğunuzla birlikte rahatça izleyebileceğiniz, çok eğlenceli, sürükleyici, harika bir animasyon filmi. Konusunu anlatmak istemiyorum ama genel olarak şu bilgileri verebilirim:

Film her yaştaki çocukların izleyebileceği türden. filmde pek fazla konuşma yok ve konuşmaların anlaşılması da pek gerekmiyor çünkü herşey görsel olarak anlaşılabiliyor. Üstelik büyüklerin de sıkılmadan keyifle izleyebileceği bir film. Bu yüzden çocuğunuzla izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.

İndirmek için linkini vermiyorum çünkü basit bir aramayla bulmanız mümkün. Örneğin; Google'da walle rapidshare yazarak ararsanız, rapidshare linklerini bulabilirsiniz.

wall.e çöp toplama robotu

RSS

RSS ile yeni içeriğe abone olun..